Şu yazıyı okuyorsun: Niş (Niš) Gezi Rehberi
Sırbistan 05 Ağustos 2015

Niş (Niš) Gezi Rehberi

Niş, Sırbistan’ın Belgrad ve Novi Sad‘dan sonra üçüncü büyük şehri olup, Balkanlarda yer alan en eski yerleşim birimlerinden biridir ve tarih boyunca Doğu ve Batı arasında bir köprü görevi görmüştür. Aynı zamanda Konstantinopolis’in (İstanbul’un) kurucusu ve ilk Bizans Kralı olan Büyük Konstantin‘in doğduğu şehirdir.

Oteller

Booking.com

Niş tarihi boyunca farklı isimlerle anılmış. Keltler döneminde “Navissos”, Roma döneminde “Naissus”, Bizans Döneminde “Nysos” ve ardından bölgedeki Slav hakimiyeti sırasında şehre “Niş” adı verilmiş. 15. yüzyılda Osmanlı tarafından fethedilip, 1878 Osmanlı-Sırbistan Savaşı sonrasında Sırbistan’a bağlanmış.

Gezilecek Yerler

Niş’te 11 adet gezilecek yer bulunuyor ve hepsini görmek için bir tam güne ihtiyaç var. Şehrin gece hayatının ise başarılı olduğunu söyleyeyim.

King Milan Square (Old Town)

Kral Milan Meydanı
Kral Milan Meydanı
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0025

Niş’in merkezi, ana meydanı, eski şehri, gündüz ve gece hayatının en hareketli olduğu yer Kral Milan Meydanı‘dır. Yukarıdaki fotoğrafın tam ortasında ucu gözüken gri yer Niş Kalesi, fotoğrafı çektiğim yer ise şehrin en popüler ve trafiğe kapalı caddesi olan “Obrenoviceva”. Yani, bu meydan şehrin en popüler caddesi ile en popüler yerini (kaleyi) birbirine bağlıyor.

Özgürlük Heykeli
Özgürlük Heykeli
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 28.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0025

Meydan adını Sırbistan Kralı I. Milan’dan alıyor ve tam ortasında bir adet özgürlük heykeli bulunuyor. Bunu şehrin Türkler’den kurtuluşu ve 1. Dünya Savaşı anısına; şehrin Türkler’den kurtuluşunun 60. yılında (1937) buraya koymuşlar.

Niş Kalesi

Niş Kalesi Ana Giriş Kapısı (İstanbul Kapısı)
Niş Kalesi Ana Giriş Kapısı (İstanbul Kapısı)
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 30.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0025

King Milan Meydanı’ndan düz ilerlediğimiz zaman ya da kalabalığı takip ettiğimiz zaman kaleye ulaşıyoruz. Niş Kalesi, Roma İmparatorluğu döneminde askeri bir bölgeymiş ve 18. yüzyılda (1723) Osmanlı tarafından etrafı kalın surlarla çevrilerek kale haline dönüştürülmüş. Kalenin içerisinde görülecek çok fazla şey bulunuyor. Ben önemli gördüklerimi ekleyeceğim:

Hamam
Hamam
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.004

Niş Kalesinde yer alan ana kapıdan (İstanbul Kapısı) giriş yaptıktan sonra, hemen sol tarafta bir adet Osmanlı’dan kalma hamam bulunuyor. Bu hamam 1498 yılında Mehmet Bey tarafından yaptırılmış. Kullanıldığı dönemde sadece erkekler ya da kadınlar tarafından kullanılıyormuş (kimin kullandığı kesin olarak belli değil). Günümüzde fotoğrafta da gördüğünüz gibi restoran olarak hizmet veriyor.

Kale içerisindeki trenler
Kale içerisindeki trenler
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 35.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.002

Niş Kalesi oldukça büyük. İstanbul Kapısının hemen ilerisinden kalkan trenlerle kalenin her yerini gezmek mümkün. Bunlar daha çok çocuklu ailelere hitap etse de herkes tarafından kullanılabilir. Fiyatlar hakkında bilgim yok ne yazıkki.

Kral Milan Anıtı
Kral Milan Anıtı
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0025

Yukarıda Kral Milan Meydanından bahsetmiştim. Peki kim bu Kral Milan?

Kendisi 1882 – 1889 yılları arasında Sırbistan prensiymiş. Prensliği döneminde Bosna Halkı Osmanlı’ya karşı ayaklanmış ancak Prens Milan bu ayaklanmaya karşı çıkmış. Sonrasında artan halk baskısı sonucunda bu ayaklanmayı destekleyerek Karadağ ile birlikte Osmanlı’ya savaş açmış. Savaş sırasında her iki ülke de savaştan istediğini elde edemeyerek barış anlaşması yapılmış.

Devam eden süreçte Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) başlamış. Sırbistan da bu savaşta Rusya’nın yanında yer almış. Savaşı Rusların kazanmasının ardından imzalanan Berlin Antlaşması ile Sırbistan da tam bağımsız bir devlet olmuş.

Prens Milan sonradan Sırbistan Kralı olmuş ve Bulgaristan’a savaş açmış. Ancak orada da büyük bir yenilgi almış. Bunun sonucunda tahtı oğluna devredip, Sırp vatandaşlığından çıkmış ve Paris’e yerleşmiş. Oğlu birkaç yıl sonra babasını ülkeye geri çağırarak komutan yapmış. Bu süreçte oğlunun istemediği bir kadınla evlenmiş ve tekrar ülkeyi terketmiş. 1901 yılında ise Viyana’da ölmüş. Tüm yaşanan süreçte ise halkın hiç sevmediği biri olarak tarihe geçmiş.

Kralın hayatından detaylı bahsetmemin sebebi ise yukarıdaki anıtın kralın ölümünün 1. yılında onu anmak ve Niş’in Osmanlı’dan kurtuluşunun 25. yılı dolayısıyla yapılmış olması. Açıkçası hayatı başarısızlıklarla dolu birini kahraman olarak görmek ne kadar mantıklı ki?

Restoran ve Cafeler
Restoran ve Cafeler
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0025

Kral Milan anıtının hemen arka tarafından restoran ve cafeler bulunuyor. Geceleri ise disko oluyor. Ancak her gün mü yoksa sadece haftasonu mu olup olmadığını bilmiyorum. Pazar gecesi tıklım tıklımdı 🙂

Bali Bey Camii
Bali Bey Camii
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0015625

Biraz daha yürüdükten sonra Osmanlı’dan kalma bir cami gözümüze çarpıyor. Camiden ilk olarak 1521 yılında mescid olarak bahsedilmiş. 1710 yılında ise camiye dönüştürülmüş. Günümüzde çağdaş sanat galerisi olarak kullanılıyor ve 17:00 – 22:00 arası ziyarete açık. Aynı zamanda fotoğrafın sağ tarafında bulunan kalıntılar ise Bizans döneminden (4. – 5. yüzyıl) kalma.

Lapidarium
Lapidarium
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 24.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.04

Lapidarium kelimesinin tam Türkçe karşılığı yok sanıyorum. İngilizce’de arkeolojik birtakım kalıntıların sergilendiği yerlere verilen isim. Burada ise 41 adet arkeolojik eser (lahit, mezar taşı, mihrap ve heykel) sergileniyor.

Niş Kalesi ile ilgili anlatacaklarım bu kadar. Özellikle akşamları hoş vakit geçirmek için çok güzel bir yer ve görülecek birkaç yeri daha bulunuyor.

Obrenoviceva Caddesi

Obrenoviceva
Obrenoviceva
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 28.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.003125

Niş’in ana meydanından (Kral Milan Meydanı) sol tarafa doğru giderseniz kaleye, sağ tarafa doğru giderseniz Obrenoviceva caddesine ulaşacağınızı söylemiştim. Burası neo-rönesans binaları ve ortasında yer alan birbirinden farklı cafeleri ile şehrin en popüler caddesi. Ancak tek sorun, binaların güzelliğini cafelerin tentelerinden dolayı göremiyor oluşumuz. Cadde geceleri de epey hareketli ve bazılarında canlı müzik var. Gözünüze kestirdiğiniz birine gidebilirsiniz. Gündüz ise kahve içmek için ideal bir yer. Yukarıdaki fotoğrafın en sonunda gözüken siyah bina ise popüler markaların olduğu bir alışveriş merkezi.

Kazancı Sokak
Kazancı Sokak
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.00625

Obrenoviceva Caddesinin ortasında bulunan alışveriş merkezinin sol tarafında şehrin en popüler sokaklarından birisi bulunuyor; “Kopitareva”. 18. yüzyıl Osmanlısında bu sokakta pek çok tamirci dükkanı ve geleneksel Osmanlı evi bulunurmuş. Ancak zamanla hepsi tek tek kapanmış, sonuncu tamirci ise 1990’larda burayı terketmiş. Günümüzde sokak üzerinde çok sayıda cafe ve restoran bulunuyor. Özellikle sabah kahvaltısı ya da akşam yemeği için tercih edilebilecek bir yer olabilir.

Heykel
Heykel
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 26.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.003125

Kazancı Sokak’ın hemen ön tarafında böyle bir heykel bulunuyor. Hakkında açıklama olmadığı için ne olduğunu bilmiyorum ancak fotoğraf çektirmek için oldukça güzel.

Nazi Concentration Camp

Niş Kalesi’nin arka tarafında, tren istasyonunun yakınında bir adet Nazi ölüm kampı bulunuyor. Burası Yugoslavya’nın ilk, hatta tüm Avrupa’da bulunan nazi kampları içerisindeki ilk korunaklı (etrafı tellerle ve yüksek duvarlarla çevrili) kampmış. 1941 – 1945 yılları arasında yaklaşık 30 bin Sırp, Romen ve Yahudi bu kampa kapatılmış. İlk başlarda kimse öldürülmemiş ancak bir grup Sırp partizanının kampa saldırarak içerideki tutsaklardan bazı insanları kurtarması ve sonrasında 105 kişinin kaçma girişiminde bulunmasından dolayı (82’si öldürülmüş) kampta infazlar başlamış. 4 yıl içerisinde 10 binin üzerinde mahkum şehrin yakınlarındaki Bubanj Tepesinde infaz edilmiş. Toplamda ise 147 kişi kamptan kaçmayı başarmış.

Not: Ben biraz geç kaldığım için kampı ziyaret edemedim. Mutlaka gidilmesi gereken bir yer.

Skull Tower

Kafatası Kulesi
Kafatası Kulesi
  • Lumia 820
  • ƒ/2.2
  • 0.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.133

Niş’te mutlaka ama mutlaka ziyaret etmemiz gereken Kafatası Kulesi’nin ilginç bir tarihi bulunuyor. 1800’lerin başında Sırplar, Osmanlı’dan ayrılarak tam bağımsız olmak istemekte ve bunun için sık sık isyan çıkarmaktadırlar. Osmanlı ise yaklaşık 5 yıldır devam eden bu isyanları bastırmakta epey zorlanır (İvankovaç, Mişar ve Deligrad muharebeleri). 1809 yılında ise bu iç savaşların devamı niteliğinde olan Çegar Muharebesi başlar. Yaklaşık 3000 Sırp isyancı Niş’in yakınında bulunan Çegar tepesine kazdıkları hendeklerde savunma pozisyonuna geçerler. Başlarında ise Stevan Sindzeliç vardır. Osmanlı şiddetli bir şekilde saldırıya geçer ancak isyancılar tarafından büyük kayıp verdirilerek gerçi çekilmek zorunda kalır. Bu saldırılar 5 defa daha sürer ancak Osmanlı her defasında ağır kayıplar verir. Bunun üzerine Osmanlı ordusu tekrar toparlanarak bu sefer genel saldırıya geçer ve hendekler ele geçirilir. Kaybedeceğini anlayan Stevan Sindzeliç ise tepede bulunan barut kulesini havaya uçurarak hem kendisini, hem çok sayıda isyancıyı ve Osmanlı askerini öldürür (3 Bin İsyancı, 15 Bin Osmanlı askeri isyan sonucunda ölür).

Kafatası Kulesi
Kafatası Kulesi

Muharebe sırasında ordunun başında Hurşid Ahmed Paşa varmış (kendisi bu isyandan sonra balkanlardaki pek çok isyanı bastırması için görevlendirilmiş). Hurşid Ahmed Paşa, isyanın ardından ölen tüm isyancıların kafalarını kestirip, derilerini yüzdürdükten sonra kafataslarını pamukla doldurup İstanbul’a, Padişah II. Mahmud‘a göndermiş. Kalan 952 kafatasıyla ise ibret olması için bu kuleyi yaptırmış.

Kelle Kulesi ve Şapel
Kelle Kulesi ve Şapel
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.01

1938 yılında ise halkın bağışları sonucunda kuleyi içine alacak şekilde bir adet şapel inşaa edilmiş. Avluya ise Stevan Sindzeliç’in büstü yapılmış (yukarıdaki fotoda sağ tarafta gözüküyor). Ayrıca kulenin içerisinde Stevan Sindzeliç’e ait olduğu düşünülen kafatası da bulunuyor. Kule içerisinde fotoğraf çekmenin yasak olduğunu, giriş fiyatının 50 RSD (1.25 TL) olduğunu hatırlatayım. Kuleye gitmek içinse Milan meydanından otobüse binmek gerekiyor (mesafe 3.5 kilometre).

Mediana

Mediana Niş’te bulunan bir arkeolojik sit alanı. Şehrin tarihinden bahsederken Bizans’ın kurucusu Büyük Konstantin’in bu şehirde doğduğunu söylemiştim. MS 315 civarında ise kendisine ikamet ve yönetim yeri burayı yaptırmış ve sonrasında gelen 6 Bizans kralı tarafından burası kullanılmış, ta ki 442 yılında Avrupa Hun İmparatoru Atilla tarafından harap edilene kadar…

Bugün şehrin en önemli yeri kabul edilen bu arkeolojik sit alanında bir adet yazlık villa, kaplıca, ambar, su kulesi ve kiliseler bulunuyor. Hemen belirteyim; Niş’te bulunduğum tarihte burada tadilat olduğu için kapalıydı ve ziyaret edemedim. Şehrin merkezine 5, kafatası kulesine ise 1.5 kilometre mesafede yer alıyor. Mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim.


Niş’te gezilecek temel yerler buralar. Eğer zamanınız olursa, daha doğrusu ilginizi çekerse gezilebilecek birkaç yer daha bulunuyor.

  • Memorial Park Bubanj: Yukarıda Nazilerin İkinci Dünya Savaşı sırasında 10 binden fazla kişiyi Bubanj tepesinde katlettiğini söylemiştim. Savaşın ardından bu tepeye ölenler için bir anıt yapılmış. 3 adet kule var ve büyük olan erkek, küçük olanlar ise kadın ve çocuğu temsil ediyor.
  • Arkeoloji Müzesi: Bu müzede Neolitik çağ ile Ortaçağ arasında kullanılan para, silah, askeri eşya, heykel, lahitler, takı, ikona vb. şeyler sergileniyor. Müze şehrin ana caddesine yakın bir yerde.
  • Ortodox Katedrali: Şehir bağımsızlığını kazandıktan sonra 1878 yılında yapılmış.
  • İmparator Konstantin Kilisesi: 1999 yılında yapılmış.

Şehir kitapçığında yer alan gezilecek yerler listesi bunlardı 🙂 Özetleyecek olursam, Niş için bir tam gün her yerini görmeye yetecektir. Gece hayatının ise oldukça hareketli olduğunu belirterek, mümkünse seyahatinizi haftasonuna getirmenizi tavsiye ederim. Şimdiden herkese iyi seyahatler..

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

8 Yorum

  • Cevap Yaz Abbas Vardarlı 29 Mart 2016 at 23:57

    Bilgiler ve Paylaşım için sonsuz teşekkürler

  • Cevap Yaz Zeki Galip 28 Nisan 2016 at 11:43

    Bilgiler için çok teşekkürler.

  • Cevap Yaz İnci Alkan 26 Mayıs 2016 at 09:26

    Merhaba, 21 Mayıs 2016 günü Niş’teydik kale içindeki trenlerin fiyatı kişi başı 100 din, fiyatı uygun ve durumu iyi bir otelde kalalım diyenler olursa Niş’in girişinde Goodnight oteli tavsiye ederiz, yazınız çok faydalı oldu teşekkürler..

  • Cevap Yaz Melek 30 Temmuz 2016 at 13:20

    Teşekkürler çok iyi olmuş

  • Cevap Yaz Kemal 27 Ekim 2016 at 11:03

    Sadece 1 gece kaldım Üsküp’e dönerken. Bir kış günüydü ama buna rağmen şehri beğenmiştim. Sakin, dingin ve uygun fiyatlıydı.

  • Cevap Yaz Nehrun 19 Mart 2017 at 16:01

    Teşekkürler.

  • Cevap Yaz Mustafa 20 Mart 2017 at 01:28

    Her sene ordayim, herkesin gelmesini tavsiye ederim..

  • Cevap Yaz Samet Şahin 17 Haziran 2017 at 01:17

    İzmir havalimanında bir beyin niş’e gidiyorum demesinden sonra merak Edip, Google’da aradım. Wiki den sonra blog karşıma çıktı. Keyifle okudum, teşekkürler