Şu yazıyı okuyorsun: Vlore ve Llogara Park
Arnavutluk 28 Haziran 2015

Vlore ve Llogara Park

Balkanlar seyahatimde en çok merak ettiğim yerlerden birisi olan Llogara Ulusal Parkı ve Llogara Geçidi, ne yazık ki Sarande’den bindiğim otobüsün Vlore şehrine Llogara geçidi yerine, Gjirokaster üzerinden gelmesinden dolayı tekrar geriye dönerek uğradığım bir park oldu. Yüksek dağlarıyla meşhur Arnavutluk’un en güzel yerlerinden birisi olan Llogara’da, bulutların içerisinde ve harika bir manzaraya karşı gerçekleştirdiğim küçük hiking deneyimimi bu yazımda okuyabilirsiniz.

Oteller

Booking.com

Sarande’de günüm erken başladı. Sabah 06:30’da kalkarak hazırlandım ve 7:30 gibi hostelden çıkarak Vlore‘ye giden otobüsü, daha doğrusu minibüsü bulmaya çalıştım. Maalesef Arnavutluk’un neredeyse hiçbir şehrinde belli bir otobüs terminali olmadığı için otobüsleri bulmak epey zor oluyor. Diğer bir kötü yanı ise otobüsler 5 saatte bir falan varlar. Zor da olsa Tirana’ya giden otobüsü buldum ve bana Vlore’den geçtiğini söylediler. Bindim ve 800 Lek (5.50 Euro / 17 TL) ödedim. Başta da belirttiğim gibi bu minibüs önce Gjirokaster‘e, oradan Tirana‘ya devam etti. Beni ise Vlore’ye 30km mesafede bıraktı (Fier şehrinde). Ben de burada Tirana’dan gelip Vlore’ye giden başka bir dolmuşa binerek Vlore’ye ulaştım. Toplam yolculuk 4 saat sürdü ve öğlen 12’de Vlore şehrine gelerek hemen bir hostel buldum; Vlore Backpackers Hostel. (9 Euro / gecelik). Bir gecelik rezervasyonumu yaptıktan sonra hostel sahibi “Festim“, bana şehir hakkında epey detaylı bilgiler verdi. O kadar güzel anlattı ki, “acelem var, Llogara’ya gideceğim” diyemedim 🙂 Aynı zamanda şansıma koskoca hostelde bir tek ben vardım. Güzel bir konaklama deneyimiydi benim için.

Muradiye Camii (1542) - Kanuni Sultan Süleyman adına Mimar Sinan tarafından yapılmış.
Muradiye Camii (1542) - Kanuni Sultan Süleyman adına Mimar Sinan tarafından yapılmış.
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0015625

Öğlen 1 gibi hostelden çıkarak şehir merkezine yürüdüm. Buradan Llogara’ya giden bir araç olup olmadığını sordum, kimse İngilizce bilmediği için birşeyler anlattılar ancak anlamadım. Sonunda bir dolmuş buldum ve bana Orikum‘a gittiğini söylediler, oradan Llogara’ya giden otobüs bulabilirmişim.

Orikum’a giden minibüse binerek 100 Lek (0.70 Euro / 2 TL) ödedim ve yarım saatlik bir yolculuk sonucu Orikum’a ulaştım. Orada bana Llogara’ya giden otobüsün geçtiği durağı söylediler ve beklemeye başladım. 15 dk kadar bekledikten sonra emin olmak için orada bekleyen başka birilerine daha sordum ve bana “16:30’da” buradan geçecek dediler. Saat daha öğlen 13:30 ve bekleyemezdim… Oradan tekrar şehre dönen son otobüs saatini sordum, 17:30 dediler ancak gelecek olan otobüs sahil yolunu kullanarak Tirana’ya gidecek otobüsmüş. Yani benim buraya gelirken Sarande’de binmek istediğim otobüs meğersem oymuş 🙂

Bir restorant..
Bir restorant..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.1

Neyse, mecburen taksiye binip 1000 Lek (7 Euro / 21 TL) ödeyerek parka çıktım. Llogara Ulusal Parkı dağların ortasında bulunan bir park. Burada sağlı sollu pek çok restoran bulunuyor. Taksiden indikten sonra Sarande yönünde yürümeye başladım. Yaklaşık 2 kilometre yokuş çıktıktan sonra yavaş yavaş pişman olmaya başlamıştım çünkü görülecek hiçbir şey yoktu. Acaba daha ne kadar yürürüm derken dağlara giden “gizli” bir yol buldum ve dağın birinin tepesine kadar çıktım.

Burada gördüğüm manzara inanılmazdı! İnanın ne fotoğraflarla ne de video ile anlatılabilecek bir manzara bu.. Çıktıkça çıktım, yürüdükçe yürüdüm. Zaten incinmiş olan sağ ayağım iyice zorlanana kadar yürüdüm. Çıktıkça yavaş yavaş hava soğuyor ve aşırı rüzgar derecede esiyordu. Ne de olsa giderek bulutların içerisine doğru giriyordum 🙂 Bol bol selfie ve bol bol fotoğraf çektim. Manzaraya karşı pek çok da sigara içtim 🙂 Gerçekten hayatımda unutamayacağım manzaralardan, anılardan birisi oldu bu.. Bulutların içerisinde fotoğraf çekmek, vay be!

Llogara National Park
Llogara National Park
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0025
Llogara National Park
Llogara National Park
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.004
Llogara National Park
Llogara National Park
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 30.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.004

 

Llogara National Park
Llogara National Park
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0025

Zirvede aşırı derecede üşüdükten sonra geriye dönmeye karar verdim. Ancak bu seferki amacım Vlore’ye otostop çekerek dönmekti. Çünkü o yoldan çok sayıda araç geçiyordu ancak hiçbirisi durmadı maalesef. Ben de 2 km yani restoranların olduğu bölüme kadar geri yürümüştüm. Burada birilerine sordum ve 10 dakika sonra Vlore’ye giden otobüs gelecek dediler. Ben de otobüse binmeye karar verdim.

 

Sadece fotoğrafını çektim ama, neden kaçıyorsun? :)
Sadece fotoğrafını çektim ama, neden kaçıyorsun? 🙂
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 55.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.066666666666667
Parkta karşınıza her şey çıkabilir :)
Parkta karşınıza her şey çıkabilir 🙂
  • Lumia 820
  • ƒ/2.2
  • 0.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.001092

Durakta yaklaşık 5 dakika bekledikten sonra otobüs geldi ve bindim. 200 Lek (1.50 Euro / 4.50 TL) ödedim. Otobüste boş yer olmadığı için ön koltuğa, şoförün yanına oturdum. Şoför İngilizce bilmediği için konuşmadık ve belli bir süre sonra “nerelisin” diye sordu. “Türk’üm” dedim, “oooo” diye yanıt verdi. Kendisi Türkleri çok seviyormuş 🙂

Bağımsızlık Anıtı
Bağımsızlık Anıtı
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 22.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.02

Vlore şehir merkezine döndükten sonra bağımsızlık meydanına gittim. 1912 yılında Arnavutluk’un Osmanlı Devleti’nden kurtulmasının anısına buraya bağımsızlık meydanı yapılmış.

Sadik Zotaj Caddesi, Vlore'nin en popüler caddesi..
Sadik Zotaj Caddesi, Vlore'nin en popüler caddesi..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.001

Sahil tarafında biraz daha dolaştıktan sonra küçük bir fast food dükkanında döner yedim ve hostele geri dönerek günümü tamamladım..


Vlore ve Llogara’da bir günümü bu şekilde geçirdim. Eğer yüzmek isterseniz sahil tarafında çok uzun bir halk plajı bulunuyor ancak burada devam eden yenileme çalışmalarından dolayı 2018’den sonra gelinmesi tavsiye ediliyor.

Eğer Vlore’de fazladan zamanınız olursa, Kanine Kalesine de gidebilirsiniz ki bu kale Sultan Süleyman tarafından şehri Venedik saldırılarından korumak amacıyla yaptırılmış. Biraz şehir dışında kalsa da (6 KM) toplu taşımayla yakınına gitmek mümkün (70 Lek / 1.50 TL). Ancak fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla sadece küçük bir sur bulunuyor burada. Size kalmış. Aynı şekikde Vlore yakınlarındaki Fier‘de Apollon antik şehri bulunuyor ve buraya gitmeyi de düşünebilirsiniz.

Vlore’ye seyahat edeceklere şimdiden iyi seyahatler diliyorum…

Benzer Yazılar

Yorum Yaz