Brest Gezilecek Yerler

Sahip olduğu tarihi geçmişle Belarus’un en eski ve en önemli şehirlerinden biri olan Brest, 2. Dünya Savaşı sırasında gösterdiği direnişle kahraman ünvanı alan verilen şehirdir. Belarus’un güneybatısında yer alan şehir, başta kalesi olmak üzere; yeşil alanları, Sovyet mimarisi ve kiliseleriyle ülkenin önemli bir turizm şehridir. Bu yazımda Brest’te gezilecek yerleri bulabilirsiniz.

Brest

Brest şehri 10. yüzyıl sonlarına doğru Slavlar tarafından kurulmuş. “Berestye (Huş Kabuğu)” ismi verilen şehre, küçük bir kale inşa edilerek yaşam başlamış. Ancak çok fazla zaman geçmeden 1019 yılında Kiev Knezliği‘nin tarafından alınarak, adı ilk defa resmi olarak bir evrakta geçmiş ve uzun yıllar Kiev Knezliği altında yaşamış. Ta ki 1241 Moğol istilası sırasında yerle bir edilene dek. Bu tarihten sonra 1275 yılına kadar terk edilerek, kimsenin yaşamadığı bir yer haline gelmiş.

1390 yılında, Litvanya Büyük Dükalığı’nın bir parçasıyken Magdeburg Haklarını elde etmiş. Kısa sürede ticaret ve el sanatları konusunda dükalığın en önemli şehirlerinden birisi olmuş. Yüzyıllar boyunca farklı krallıklar tarafından el değiştirdikten sonra, 1795 yılında Rus İmparatorluğu’nun parçası haline gelmiş. Batı sınırlarını güçlendirmek ve buradan gelecek tehlikeleri savuşturmak isteyen imparatorluk, Brest’e yeni ve güçlü bir kale inşa etmeye karar vermiş:

Brest Kalesi

Günümüz Brest Kalesi

1830 yılında Brest Kalesi’nin planı çizilmiş, 1833 yılında ise yapımına başlanmış. Önce Bug Nehri ve Mukhavets Nehrinin iki kolunun ortasında yer alan küçük adaya askeri baraka binası inşa edilmiş. 1.8 kilometrelik uzunluğa sahip tek binadan oluşan baraka, 500 odasıyla 12 Bin askerin konaklayacağı şekilde inşa edilmiş:

Askeri baraka binası

Baraka binasının ardından, merkez adayı korumak için nehirler üzerinde yer alan 3 adanın etrafı surlarla çevrilmiş:

Kobryn Adası

Bu adalardan (kuzeyde) yer alana Kobryn, sol taraftakine Terespol, sağ kısımdakine ise Volhynia adı verilmiş (bu isimler Rus İmparatorluğu topraklarında yer alan şehirlerden geliyor). 3 adadan merkez adaya ulaşmak için ise 4 giriş kapısı yapılmış (günümüze sadece 2 tanesi ulaşmış):

Kholm Kapısı ve ben

Brest Kalesi’nin inşaası 1800’lerin ortasında tamamlanmış. Ancak inşaa sürecinde ağır topçu silahlarının gelişmesi, devam eden yıllarda kalenin modernize edilmesini gerektirmiş. 1900’lerde yapılan güçlendirme çalışmalarının ardından toplam 4 kilometre karelik alana yayılan büyük bir kale haline gelmiş.

Ancak Rusya Genelkurmay Komitesi, kalenin yeterince güçlü olmadığından endişe ederek yeni bir plan daha hazırlamış. Buna göre kalenin çevresini 45 kilometre saracak şekilde yeni kaleler inşa edilmesi kararlaştırılmış. Plana göre 14 küçük savunma kalesi, 5 baraka, 7 barut deposu ve 38 topçu bataryası yapılacakmış.

1. Dünya Savaşı

Alınan kararın ardından çalışmalar hızlı bir şekilde başlayarak, gece gündüz vardiyalı olacak şekilde devam etmiş. Ancak bu süreçte 1. Dünya Savaşı patlak verdiğinden, Alman askerlerinin benzer şekilde inşa edilen Kaunas Kalesi‘ni ve Modlin Kalesi‘ni hızlı bir şekilde ele geçirmesi nedeniyle Brest Kalesi boşaltılmış. Çünkü bu iki kalenin de, tıpkı burası gibi oldukça güçlü olacak ve tüm orduları durduracak şekilde inşa edildiği varsayılıyormuş. 2 hafta gibi kısa bir sürede diğer 2 kale düşünce, buranın da benzer kaderi yaşamasından endişe edilerek boşaltılmış. Önemli malzemeler taşındıktan sonra, inşa edilen diğer kaleler havaya uçurulmuş. 25 Ağustos 1915’te Alman ve Avusturya askerleri kaleye girerek, savaş boyunca askeri gazino olarak kullanmaya devam etmişler.

Brest-Litovsk Barış Antlaşması

1. Dünya Savaşı’ndan oldukça fazla toprak kaybederek çıkan Rusya’da, Lenin önderliğinde 1917 yılında sosyalist devrimler başlamış. Hem dışarıda, hem de içeride yaşanan kanlı çatışmalar sonucunda Rus İmparatorluğu yıkılarak, bunun yerine Sovyetler Birliği kurulmuş. Savaşa karşı olan Lenin hükümeti; Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Bulgaristan Krallığı ve Osmanlı Devleti ile 3 Mart 1918 yılında Brest Kalesi’nde Brest-Litovsk Barış Antlaşması‘nı imzalamışlar (bu anlaşma aynı zamanda Osmanlı’nın toprak kazandığı son anlaşma olarak tarihe geçmiş: Kars, Ardahan, Batum ve Artvin).

1918 – 1939

1. Dünya Savaşı’nın ardından anlaşmaya imza atan imparatorlukların tamamı ortadan kalkarak, yeni devletler kurulmuş. Bu süreçte İkinci Polonya Cumhuriyeti kurularak, Sovyetlerden toprak talep etmiş, ancak bunu kabul etmeyen Sovyetler ile Polonya arasında bir dizi savaş yaşanmış.  Bu süreçte iki ülke sınırında yer alan Brest Kalesi defalarca el değiştirmiş. Son olarak imzalanan Riga Barış Anlaşması sonucunda kale Polonya’da kalmış.

1941 – 1944

1 Eylül 1939 yılında Nazi Almanyası, Polonya’yı işgal ederek 2. Dünya Savaşı’nı başlatmış. Hızlı bir şekilde ilerleyen Alman ordusu kale sınırına ulaşarak, burayı ele geçirmenin planlarını yapmış. Ancak bu plan sadece kaleyi değil, tüm doğu cephesine yayılacak olan tarihin en geniş çaplı askeri harekatı olmuş: Barbarossa Harekatı.

22 Haziran 1941 yılında Almanya’nın Brest Kalesi’ne saldırmasıyla harekat başlamış. Topçu atışlarıyla kale ablukaya alınmış, ancak Sovyet askerlerinin barakalardan karşılık vermesiyle Alman askerleri ilerlemeyi başaramamış. Bunun üzerine kalenin su temin sistemi havaya uçurularak, Sovyet askerlerin hem susuz kalması sağlanmış, hem de ısınan silahlarını soğutmaları engellenmiş. Yeni gelen takviye tank ve havan toplarıyla kale kısa sürede ele geçirilen kalede, barakanın zemin katına saklanan Sovyet askerleri nedeniyle çatışmalar uzun süre daha devam etmiş (doğu cephesi bu süreçte kaleden 480 kilometre ilerlemiş). En sonunda Hitler’in kaleyi ziyaret edecek olması nedeniyle, herhangi bir tehlike olmaması için barakanın bodrum katına su pompalanmış, ardından barutlarla tamamen havaya uçurulmuş.

Savaş boyunca kaleyi kamp alanı olarak kullanan Alman askerleri, savaşın ardından burayı boşaltmış ve Sovyet döneminde restore edilerek “Kahraman Kale” ünvanı verilmiş.

Ana Giriş Kapısı

Kalenin tarihi kısaca bu şekilde. Şimdi ziyaretçi gözüyle içeride görülecek şeylere geçelim. Öncelikle kaleye giriş ücretsiz ve giriş için birden fazla noktası bulunuyor. Bu nedenle size tavsiyem fotoğrafta gördüğünüz ana giriş kapısından girmeniz. Burası 44 metre genişliğinde, 10 metre yüksekliğinde, 700 metreküp beton kullanılarak yapılmış anıtsal bir kapı. Güçlü bir patlama sonrasında direnişi sembolize etmesi için yıldız şeklinde yapılmış. Kapıdan içeriye girdikten sonra, savaş döneminde SSCB ulusal radyosundan son haberler okunuyor, bombardıman ve ateş gürültüsü sesleriyle birlikte müzik çalıyor (Arise, Great Country – Zakhar Antonov).

Tanklar

İçeriye girdikten sonra, yaklaşık 10 dakikalık yürüyüşle görülecek yerlere ulaşıyoruz. Burada karşımıza çıkan ilk şey 4 Sovyet tankı. Dilerseniz yan tarafta yer alan dükkandan askeri üniforma giyerek tankların üzerinde fotoğraf çektirebiliyorsunuz.

Susuzluk Heykeli

Tankların ilerisinde Susuzluk Heykeli bulunuyor (veya başka bir değişle susamış asker heykeli). Nazi askerlerinin su tahkimat sistemini havaya uçurması, hayati öneme sahip suya ulaşmayı oldukça güçleştirmiş. Heykelde, sürünerek nehre ulaşmaya çalışan bir Sovyet askeri tasvir edilmiş. Yorgun bir yüz, acı ve kaskına doldurabileceği bir miktar su… Savaşın ardından nehir kenarında çok sayıda kask, şişe, kupa ve ceset bulunmuş.

Tören Meydanı

Heykelin olduğu yer ve çevresi Tören Meydanı olarak geçiyor. 12 bin metre kare gibi oldukça geniş bir alanı kaplayan meydana 25 – 30 Bin kişi sığabiliyormuş. 2001 yılında renkli taşlar döşenerek düzenlenen meydanda çeşitli etkinlikler, anma törenleri ve kutlamalar yapılıyor.

White Palace

Meydanda bulunan en önemli yerlerden birisi, 1. Dünya Savaşı’nın ardından Brest-Litovsk Barış Antlaşması’nın imzalandığı “White Palace (Beyaz Saray)”. Geçmişte üst düzey askerleri toplantılarının yapıldığı bina, 2. Dünya Savaşı sırasında çatısına isabet eden bomba neticesiyle çökmüş ve çok sayıda asker hayatını kaybetmiş. Savaşın ardından bodrum katındaki tuğlalardan birinde “utanmadan ölüyoruz” yazılı bir taş bulunmuş.

 

Mezar

Meydanın ortasında savaş sırasında hayatını kaybeden 1024 Sovyet askerinin mezarı bulunuyor. 201 kişinin kim olduğu belli, 823 kişinin ise kimlikleri belirsiz.

Cesaret Heykeli

Ve kalenin kahramanca savunmasını anlatan cesaret (yiğitlik) heykeli… 54 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğinde betondan yapılmış olan heykel, hem kalenin sembolü, hem de Sovyetler zamanında yapılmış en büyük ve en popüler anıtlardan birisi.

Sönmeyen Ateş

Heykelin önünde sönmeyen ateş bulunuyor. Önündeki yazıda “ölümüne savaştılar, kahramanların şerefine” yazıyor. Yan tarafında ise 100 metre yüksekliğinde dikilitaş yer alıyor.

St. Nicholas Kilisesi

Heykelin en arkasında, kaleyle birlikte inşa edilen bir kilise bulunuyor. Kalede görevli askerlerin ibadet edebilmesi için yapılan kilise, direnişin son cephesi olduğu için ağır bombardımana maruz kalarak büyük bölümü yıkılmış. 1994 yılında yenilenerek tekrar Ortodoks kilisesine çevrilmiş.

Askeri techizat ve cesaret heykeli

Kalenin merkez adasında görülecek yerler bunlardı. Şimdi müzelere geçelim:

Museum of War

Savaş Müzesi
Sefillik (savaş sadece askerleri değil, milyonca insanı etkilemiş)
Askeri teçhizat ve kıyafetler

Savaş Müzesi, kaleye girdikten sonra sol taraftaki barakanın içerisinde bulunuyor. 8 salona ayrılmış müze sırasıyla: Savaş gecesi, çatışma, sefillik, tanınma, savaşın yankıları, miras ve hafıza yolları şeklinde salonlara ayrılmış odalar geziliyor. İçeride savaştan kalma çok sayıda aletin yanında heykeller, canlandırmalar, resimler vb. sergileniyor. Giriş fiyatı yetişkinler için 4 Ruble.

Defance Museum

Defans Müzesi
Defans Müzesi
Defans Müzesi
Defans Müzesi
Defans Müzesi

Kalenin bir diğer müzesi olan Defans Müzesi, 10 salondan oluşan sergiye ev sahipliği yapıyor. İçeriye girdikten sonra sırayla: kalenin inşası, 1918-1941 yılları, Büyük Vatanseverlik Savaşı öncesi Brest’te yaşam, savaşın ilk günleri, Kobrin Adasındaki Savaş, kalenin savunulması, son direniş, kurtuluş, zafer ve hatıra salonu şeklinde odalar geziliyor. Bu müzede diğerinde olduğu gibi çok sayıda silah sergilenmiyor, daha çok ansiklopedik bilgiler veriliyor. Giriş fiyatı yetişkinler için 4 Ruble.

Not: Bu 2 müzeyi gezmek oldukça uzun sürebilir. Ortalama 5 saat, hızlı gezerseniz 2 saat en az. Ona göre plan yapmanızda fayda var.

Diğer

Kholm Kapısı (arka taraf)
Kholm Kapısı (ön taraf)
Polonya sınırı tabelası
Arkeoloji müzesi (tadilatta) - Terespol Adası
Manastır - Terespol Adası
Bug Nehri
Kahraman Kadın, Çocuk ve Asker heykeli

Kalenin merkez adasında gezilecek yerler bu şekildeydi. Buraları gezdikten sonra diğer adalara gidebilirsiniz. Teraspol Adası’nda arkeoloji müzesi ve bir manastır bulunuyor. Diğerlerinde görülecek bir şey yok.

Modern Brest

Brest'te bir cadde ve ortasındaki park

Brest’te gezilecek yerler sadece kale ile sınırlı değil. Şimdi şehrin modern tarafında görülecek bazı şeylere bakalım:

Lenin Heykeli

Eski sovyet bloğu ülkelerden teker teker Lenin ismi silinip, heykellerinin kaldırılmasına rağmen Brest’te bu durum tam tersi. Şehrin merkezi noktalarından birinde Lenin Heykeli bulunuyor (Lenin Caddesi üzerindeki Lenin Meydanında). Belarus’ta başkent Minsk dışında görülebilecek ilk ve tek Lenin Heykeli bu.

SONY DSC

Sovetskaya Caddesi, Brest şehir merkezindeki en popüler ve her daim kalabalık caddesidir. Üzerinde çok sayıda cafe, restoran, pub vb. bulunuyor. Şehirde yemek yemek veya bir şeyler içmek için en ideal noktalardan birisi. Ayrıca cadde üzerinde bulunan aydınlatma lambaları, normal bir caddeye göre 5-10 kat fazla sanırım.

Milenyum Anıtı

Caddenin ortasında 2009 yılında yapılmış Milenyum Anıtı bulunuyor. Brest’in kuruluşunun 1000. yılında yapılıp buraya konulan anıtın en üzerinde; elinde haç tutan merhamet meleği heykeli, aşağısında ise şehir tarihindeki önemli kişilerin heykelleri bulunuyor. Bunlar soldan sağa: 13. yüzyılda şehre bir kale kuran Vladimir Vasilkovich, Brest’e şehir haklarını tanıyan Litvanya Büyük Dükü Vytautas, şehirdeki ilk Belarusça kitap evini açan Mikolaj Radziwil.

Sovyet apartmanı

Caddenin sonuna yürüyünce Sovyet mimarisindeki yapılar karşımıza çıkıyor. Ancak sadece burası değil, şehir merkezi dışında çok sayıda Sovyet döneminde inşa edilmiş evler bulunuyor.

St. Nicholas Church

Son olarak otobüs durağının ilerisinde, 1906 yılında inşa edilmiş Aziz Nikolas Kilisesi var. İçerisinde fotoğraf çekmek yasaktı, ancak dış mimarisi kesinlikle fotoğraflanmayı hakediyor.


Özet

Brest’te gezdiğim yerler bu şekildeydi. Şehirde geçirdiğim 2 günün bir tam günü kalede, diğer gün ise şehir merkezinde geçti. Eğer hızlı gezerseniz 1 tam günde her iki bölümün gezilebileceğini düşünüyorum. Ancak günübirlik pek mümkün değil. Şehirde ayrıca benim çok ilgimi çekmeyen tren müzesi bulunuyor. İlginizi çekerse orayı da ziyaret edebilirsiniz. Brest’e seyahat edeceklere şimdiden iyi seyahatler!

Kaynaklar:

Yorum Yaz

Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu yazarak katkıda bulunabilirsin.