Şu yazıyı okuyorsun: Viyana Gezilecek Yerler
Avusturya 12 Mayıs 2014

Viyana Gezilecek Yerler

Viyana, Avusturya’nın başkenti ve en büyük şehri olup, aynı zamanda Avrupa’da sanatın başkenti olarak gösterilir. Orta Avrupa rotamın ilk durağı ve iki gün kaldığım Viyana; tertemiz havası, mimarisi, dümdüz yolları ve tarihi ile dolu dolu bir şehir. Her ne kadar yağmur dolayısıyla birçok önemli yeri gezememiş olsam da, Viyana Gezi Rehberi yazım, Viyana’ya turistik olarak gitmek isteyen kişilere güzel bir rehber olacaktır.

Oteller

Booking.com

 Viyana

Viyana; Avrupa’nın önemli başkentlerinden biri olup, tarihinde uzun bir süre Avrupa’nın, hatta tüm dünyanın yönetildiği bir merkez olmuştur. Osmanlı tarafından 1529 ve 1683 yıllarında iki kez kuşatılmış ancak başarısız olunmuştur. Hatta İkinci Viyana Kuşatması’nın ardından Kutsal İttifak Savaşları başlamış ve Osmanlı gerileme dönemine girmiştir. Aşağıda (Viyana Gezilecek Yerler) bölümünde görebileceğiniz “Türkenschanzpark”, Osmanlı’nın Avrupa’da ilerleyebildiği son nokta olarak tarihe geçmiştir.

Aziz Stephan Katedrali'nden Viyana Manzarası.
Aziz Stephan Katedrali'nden Viyana Manzarası.

Viyana’nın tarih ve sanat kokan bir şehir olmasından dolayı, bu şehre seyahat etmeden önce neyle karşılaşılacağınızı bilmeniz gerekiyor. 18 ve 19. yüzyıllarda şehre çok sayıda Avusturya-Macaristan mimarisinde konutlar inşaa edilmiş ve insanlar bugün o evlerde yaşıyorlar. Zaten dümdüz olan bir şehirde, yan yana ve hepsi aynı yükseklikte binaları görünce insan gözlerine inanamıyor. Bu durum günümüzde de aynı şekilde, yani mimari onlar için çok önemli. Bu nedenle üniversitelerde mimarlık bölümü oldukça popüler ve ülkemizde mimarlık okuyan öğrencilerin Erasmus programı kapsamında ilk tercih ettiği şehirlerden birisi.

Bizden bahsetmişken Viyana’da yaşayan Türkler ile devam edeyim. Viyana’da 50 bin civarı, ülke genelinde ise 250 Bin kadar Türk yaşamaktadır. Bu insanların çoğu zamanında çalışmak için gittiklerinden dolayı, şehir merkezindeki turistik yerlerde çok sayıda Türkçe konuşan insanlarla karşılaşmanız olasıdır. Aynı zamanda Türkçe, Avusturya’da en çok konuşulan ikinci dildir.

Herşey bir tarafa, dünyada opera ve klasik müzik denilince akla gelen ilk şehirlerden biri kesinlikle Viyana’dır. Eğer bu tarz etkinliklere ilgi duyuyorsanız Vienna Concerts sitesini inceleyerek yapılacak etkinliklerden haberdar olmak ve bilet almanız mümkün. Ancak şunu özellikle belirtmeliyim ki, eğer sanatsever bir insan değilseniz, Viyana’da yapacak fazla birşey bulamayıp sıkılabilirsiniz. Daha doğrusu gerek Avrupa, gerekse dünyada ilgi alanınıza girecek çok daha güzel şehirler olduğu için seyahatinizi oralara yapmanızı öneririm. Zaten Viyana’da bulunduğum tarihlerde tanıştığım diğer turistlerin pek çoğu opera ya da diğer sanatsal aktiviteler gibi etkinlikler için gelmişlerdi.

Viyana ile ilgili son olarak; şehirde çok sayıda park ve yeşil alan olduğu için havasının tertemiz olduğunu ve Tuna Nehri’nin şehirden geçen tek kaynak olduğu için oldukça önem verdiklerini söyleyeyim. Yani nehrin Viyana’dan geçen bölümü tertemizmiş ve yüzülebiliyormuş.

Ne Yenir

Viyana’da yemek porsiyonları alışkın olduğumuzdan çok daha büyüktür. Bu nedenle çoğu zaman sadece ana yemek ile tıka basa doyabilirsiniz. Bu noktada bilmeniz gereken ikinci şey ise çoğu restoranda ekmeğin ücretli olması. Yani sepette masanıza ekmek gelir ve bir tane yedikten sonra tüm sepetin parasını ödersiniz. Böyle bir durumla karşılaşmamak için sipariş sırasında ekmeğin ücretli olup olmadığını sormanızda yarar var.

Uyarılarımı yaptıktan sonra yemek konusunda vereceğim ilk tavsiye kesinlikle sosisli sandviçdir. Çünkü sosislinin (hod dog) anavatanı bu coğrafyadır. İlk olarak 9. yüzyılda Almanya’da yapılmış ve adına Frankfurter denilmiş, Viyana’da ise Wiener adı verilmiş. Çok sonradan ise ünü Amerika’ya kadar ulaşmış ve haliyle şu an her yerde bulabileceğimiz bir şey. Ancak söylediğim gibi anavatanı bu coğrafya. Yani İtalya’ya gidip pizza yemekle, başka yerde yemek arasında nasıl fark varsa, bu da aynı. Sosisli sandviçler şehrin her yerinde bulunan küçük büfelerde (Würstelstand) satılıyorlar. Yerel halk genellikle Bosna isimli sosisliden yiyormuş. Burenwurst ve Käsekrainer ise en çok tercih edilen diğer hot dog çeşitleri. Tabi bazı yerler, daha doğrusu çoğu yer domuz etinden yapılmış sosis kullanıyor. Eğer bu konuda endişeniz varsa öncesinde içerisinde domuz eti olup olmadığını sormanızda yarar var. Aynı zamanda sadece ekmek arası sandviç şeklinde değil, porsiyon olarak da yenilebiliyor. Gittiğiniz zaman farkı görürsünüz zaten. Kısaca, mutlaka aperatif olarak sosisli yemenizi öneririm.

Uygun fiyatlı şeylerden devam etmek gerekirse, şehirde çok sayıda Türk yaşadığını söylemiştim. Haliyle döner-kebap dükkanlarının sayısı da bir hayli fazla. Uygun fiyatlı yemekleri nerede yiyebilirim derseniz, Naschmarkt pazar yerinde her bütçeye uygun fast-food dükkanları bulunuyor. Burada istemediğiniz kadar çeşit bulmanız mümkün.

Ve tabiki gelelim Avusturya mutfağının en meşhur yemeği olan şnitzele. Viyana Şnitzeli ya da yerel dilde Wiener Schnitzel, çoğunlukla dana etinden yapılır ve yanında limon ve patates salatası ile servis edilir. Tabi bu meşhur bir yemek olunca dana etinin yanında; domuz (Wiener art), tavuk ve hindi etinden yapılanları da vardır. Doğru mu bilemiyorum ancak dünyada 100 farklı şnitzel çeşidi olduğu söyleniyor.

  • Wienerschnitzel: Yukarıda yazdığım gibi dana eti ve yanında limon ve patates salatası (ya da maydonoz ve patates) ile servis edilir. Geleneksel olan şnitzelin boyu 30cm’dir ve fazla kızartılmaz. Tabi bu son yazdığıma ucuz yerlerde pek dikkat edilmeyebilir.
  • Cordon-Bleu: Şnitzelin içerisine domuz eti (jambon) ve peynir konularak kızartılır ya da fırınlanır.
  • Jägerschnitzel: Dana ya da domuz etinden yapılır. Üzerine ise mantar sosu dökülür.
  • Zigeunerschnitzel (Paprikaschnitzel): Şnitzelin üzerine dometes sosu ve kırmızı biber sosu konularak yanında patates kızartması ile servis edilir.
  • Käseschnitzel: Eritilmiş peynirli şnitzel.
  • Rahmschnitzel: Krema soslu şnitzel.
  • Holsteinschnitzel: Sotelenmiş soğan, ince bir domuz eti ve üzerine yumurta kırılarak yapılan şnitzel.

Viyana’da bulabileceğiniz bazı şnitzel çeşitleri bunlar. Tabi servis ve hazırlanış yöntemleri gittiğiniz restoranta göre değişiyor. Peki Viyana’da en iyi şnitzeli nereler yapıyor?

  • Figlmueller: En popüler ve turistik yerlerden birisi. Rezervasyonsuz çoğu zaman içeriye giremiyorsunuz. Bu nedenle gitmeden önce MUTLAKA rezervasyon yapınız. Viyana’da şnitzel için en çok tercih edilen restoranlardan birisi. Tabi çoğu zaman bir şnitzel ile iki kişi doyarsınız. O derece yani 🙂
  • Schweizerhaus: Domuz etinden yapılmış şnitzeli (stelze) yanında bira ile yemek isterseniz şehirdeki en iyi yerlerden birisi.
  • Plachutta: Şehirdeki kalabalık olmayan, rahat restoranlardan birisi (sıkış tepiş değil yani). Gitmeden rezervasyon şart, yoksa dışarıda sıra beklemeniz olası.
  • Griechenbeisl: Viyana’nın en eski restoranı. 15. yüzyıldan beri işletildiği söylenmekte. Burada daha önce Mozart, Beethoven, Mark Twain, Freud gibi pek çok ünlü ismin yemek yediği söylenir.

Buralarda şnitzel başta olmak üzere Avusturya ve dünya mutfağından yemekleri yiyebilirsiniz. Peki Viyana’da ucuz yemek isterseniz:

  • Buffet Colloseum (Nußdorfer Strasse 4, 1090)
  • Café Merkur (Florianigasse 18, 1080): Kahvaltı için tercih edebilirsiniz.
  • Tofu und Chili (Linke Wienzeile, 1060): Örn: Çorba 2.50 Euro, vejerteryan salata 4.50 Euro, tavuk 4.80 Euro.
  • Wiener Deewan (Liechtensteinstraße 10, 1090): Üniversite yakınlarında bulunuyor ve sıklıkla öğrencilerin tercih ettiği bir yer. Sloganı ise “ye ve beğenirsen parasını öde” 🙂

Bu söylediğim yerlerin dışında Naschmarkt ve üniversitenin olduğu bölgede çok sayıda ucuz yemek yerleri bulabilirsiniz. Ve tatlılar

  • Apfelstrudel: Elma tatlısı.
  • Buchteln: İçi reçel dolu küçük ekmekler.
  • Einspänner: Espresso üzerine dondurma ya da kremşanti (bu içecek gerçi ama olsun).
  • Esterházy Torte: 4-5 katlı vanilyalı bir tatlı.
  • Gugelhupf: Genelde kahvenin yanında tercih edilir. İçerisinde kuru üzüm ve badem bulunur.
  • Kaiserschmarrn: Pankek gibi ama hazırlanışı biraz daha farklı.
  • Mohnkipferl: U şeklinde, haşhaşlı bir tatlı.

Viyana’da yemek olayı bu şekilde 🙂

Ne İçilir

Viyana’da kahve oldukça sık tüketilen bir içecektir. Hatta BBC’ye göre dünyada kahve kültürü en gelişmiş olan 6 şehirden birisidir. Hemen en popüler cafelerle başlayalım:

  • Kleiner Schwarzer: Espressonun Viyana versiyonu. İçerisine normalden biraz daha fazla su katılarak yapılıyor.
  • Großer Schwarzer: Yukarıdakinin duble versiyonu.
  • Kleiner Brauner: Mokkanın kremalı hali (çoğununlukla yanında gelir).
  • Großer Brauner: Yukarıdakinin duble versiyonu.
  • Melange: Cappuccino benzeri ancak ilk başta yazdığım Kleiner Schwarzer (espresso) ve köpüklü süt ile yapılıyor.
  • Verlängerter: Amerikano gibi.
  • Kapuziner: Mokkanın üzerine dondurmalı krema konularak servis ediliyor.
  • Kaffee Verkehrt: Viyana usulü latte.

Bu kahveleri içebilmek için şehrin her yerinde mekanlar bulabilirsiniz. Söylediğim gibi Viyana’da kahve çok tercih edildiği için şehirde gelişmiş bir “coffeehouse” kültürü var. Birkaç adet iyi tavsiye vermek gerekirse:

  • Cafesperl: Gumpendorferstraße, 11
  • Cafe Landtmann: Universitätsring, 4
  • Cafe Prueckel: Stubenring, 24
  • Cafe Central: Herrengasse, 14
  • Cafe Hawelka: Dorotheergasse, 6

Buralarda hem kahve ve yanında yukarıda yazdığım tatlıları tadabilirsiniz. Avusturya ve Viyana’nın meşhur ve en çok tercih edilen biralarından bahsedeyim.

  1. Ottakringer: – En çok tercih edilen.
  2. Gösser
  3. Schwechater
  4. Stiegl
  5. Egger
  6. Villacher

şeklinde.

Gece Hayatı

Yukarıdaki liste halinde verdiğim biraları nerelerde içebileceğinizle başlayayım anlatmaya. Viyana’da publardan çok beer gardens / garten (bira bahçeleri) adı verilen yerler popülerdir. Yani adı üzerinde dışarıda bahçesi olan ve insanların genelde biralarını buralarda içtikleri yerler. Bu onlarda tarihten gelen bir gelenek. En iyi 5 “beer gardens”:

  • Schweizerhaus: Prater, 116 – En çok tercih edilen.
  • Fischerbräu: Billrothstr, 17
  • Schutzhaus Zukunft: Auf der Schmelz, Wien 15
  • Bamkraxler: Kahlenberger Str., 17
  • Zattl: Freyung, 6

Ya da bar/pub tavsiyesi isterseniz:

  1. Donau Bar: Karl-Schweighofer-Gasse, 10
  2. Travel Shack: Mariahilfer Gürtel, 21 – Adı üstünde turistik bir yer, biralar 3-4 Euro, kokteyller 4-7 euro arasında. Sıkça happy hours oluyor.
  3. Krah Krah: Rabensteig, 8 – Yukarıdakinin tam tersi, çoğunlukla yerel insanların tercih ettiği bir yer.

ya da

  • Alcazar Cocktailbar: 250 farklı çeşit olan bir kokteylbar. – Bösendorferstrasse, 2
  • Barfly’s Club: 400 kokteyl, 400 rom ve 1000 farklı viski çeşidi vermış. Jazz, klasik, Latin ve Amerikan tarzı müzik çalan bir yer. – Esterhazygasse, 33

Buralar ya da kafanıza göre, gözünüze hoş gelen yerlere gidebilirsiniz. Şimdide en iyi diskoteklere bakalım:

  1. Club Flex: Her türde müzik çalan bir yer. – Augartenbrücke, 1. (bulması kolay ancak ayrılması zor bir yer)
  2. Club Passage: Yeraltı pasajında bulunuyor ve çoğunlukla electro-house, bazen disko ve r’n’b müzikleri çalıyor. – Burgring, 3
  3. Club Couture: İç dekorasyonu harika bir gece kulübü. Viyana’da yaşayan en güzel kızlar ve en yakışıklı erkeklerin tercih ettiği bir yer. – Wagramer str, 79
  4. Fledermaus: Her gece sıkı ve farklı partilerin düzenlendiği bir yer (klasik, 80’ler, 50’ler, rock’n roll, elektronik vb). – Spiegelgasse, 2

Şeklinde. Artık hangisini tercih edersiniz size kalmış 🙂

Havalimanından Şehir Merkezine Ulaşım

Bunun için 4 alternatif var.

  1. Otobüs: Benim kullandığım araç bu oldu. Havalimanından çıktığınız zaman sol tarafta otobüsleri göreceksiniz. Bizim Havaş otobüsleri ile aynı sistem. Şehir merkezine giden otobüslere binerek, indiğiniz yerde metroya binip istediğiniz yere gidebilirsiniz. Biletler 8€ ve otobüs şoföründen alınıyor. Yaklaşık 20-25dk sürüyor.
  2. City Airport Train (CAT): Hızlı tren. Yarım saatte bir kalkıyor, fiyatı 12€ civarında ve şehir merkezine 15 dakikada gidiyor. İneceğiniz yerde bulunan metro ile istediğiniz yere ulaşmanız mümkün.
  3. S-Bahn Trenleri: Bunlar banliyö treni. Birçok durakta duruyorlar. Fiyatı 4€, süresi yarım saat.
  4. Taksi: Şehir merkezine yaklaşık 40€’ya gidebilirsiniz. Eğer 4 kişi iseniz otobüs+metro biletini hesaba katarak taksiye binmek mantıklı olabilir.

Şehiriçi Ulaşım ile ilgili bilgiler

Viyana’da oldukça geniş bir metro ağı var. Gideceğiniz her yere raylı sistem (metro, tramway, banliyö) ile ulaşmanız mümkün. Ancak şehrin dümdüz olduğunu ve pek çok yerin yürüme mesafesinde olduğunu tekrar hatırlatayım.

Viyana Metro Haritası / Vienna Railway Network Map
Viyana Metro Haritası / Vienna Railway Network Map

Tüm toplu taşıma araçlarında tek yön biletin fiyatı 2.10€. Bir Günlük bilet 7€. 2 günlük bilet 12€, 3 günlük bilet 15.40€ şeklinde. Biletleri metro istasyonlarındaki bilet makinalarından alıyorsunuz. Makinalarda İngilizce seçeneği mevcut.

Not: Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Viyana’da da metro girişlerinde turnike yok. Sadece bilet basılacak makinalar bulunmakta. Biletleri bu makinalara bir defa okutup yolculuk sonuna kadar saklamak gerekmekte. Günlük, 2 günlük biletlerden alsanız dahi yine tek bir defa okutmak gerekiyor. Biletin üzerine yanılmıyorsam saat ve tarihi yazıyor. Biletsiz binilmesi halinde cezası var.

Gezilecek Yerler

Yukarıda sanatın başkenti olduğunu belirttim. Müzik, dans, opera vb. için gidecekseniz ortalama 1 haftaya ihtiyacınız olacaktır. Benim zamanım olmadığı ve gittiğim tarihte yağmur yağdığı için saraylar dahil birçok yeri gezemedim ne yazık ki. Bu nedenle fırsatını bulduğum anda tekrar gitmeyi düşünüyorum.

Aziz Stephan Katedrali / St. Stephen Cathedral

Aziz Stephan Katedrali, Viyana
Aziz Stephan Katedrali, Viyana
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/11
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0125

Viyana’nın merkezi Stephansplatz‘dır ve tam ortasında ise Aziz Stephan Katedrali yer alır. Şehri keşfetmeye bu meydan ve şehrin sembolü olan bu katedral ile başlanabilir.

Aziz Stephan Katedrali, 1365 yılında inşa edilmiş oldukça önemli bir katedral. İçeriye giriş ücretsiz fakat içeride ayin varsa beklemek durumundasınız. Eğer ayine denk gelirseniz uzaktan seyredebilirsiniz. Ayin bitiminde içeride bulunan demir parmaklıkları (ya da kapıyı) açıyorlar, önce içeridekileri tahliye edip sonrasında turistlerin belli bir noktaya kadar içeri girmesine izin veriyorlar. Daha da gitmek isterseniz ücret ödemek durumundasınız.

Aynı zamanda kilisenin çan kulesine de çıkılabiliyor. Tam hatırlamamakla birlikte yetişkinler için yaklaşık 4€ ücreti vardı. 67 metre uzunluğunda ki kuleye çıkmak için 343 basamak çıkıyorsunuz. Fakat o kadar dar ki, siz çıkarken başkası iniyorsa karşıdaki kişiye sürtünmeden çıkmak imkansız ve sürekli dönerek çıkıyorsunuz. Öyle arada mola verme imkanınız da yok, çünkü yer yok. Çan kulesine kadar durmaksızın döne döne çıkmak zorundasınız. Çan kulesine çıktıktan sonra, orada bir çan olmadığını göreceksiniz. 1534 yılında Osmanlı akıncılarının yaklaştığını haber vermek için takılan çan, 1956 yılında artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığı için kaldırılmış.

Hofburg İmparatorluk Sarayı

SONY DSC
Hofburg İmparatorluk Sarayı
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/11
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/10

600 yıldan uzun bir süre Hofburg Hanedanlığına ev sahipliği yapan bu saray içerisinde Franz Joseph ve karısı İmparatoriçe Elizabeth’in (Sisi) kullandıkları odaları gezip, kullandıkları eşyaları görebiliyorsunuz. Bu saray kışın kulanılıyormuş. Oldukça büyük bu sarayı gezmek için tüm gününüzü ayırmanız gerektiğini internetten araştırmıştım gitmeden. Benim zamanım olmadığı için maalesef içerisini gezemedim fakat zamanınız varsa mutlaka gezin derim. Giriş fiyatı 11.50€.

Schönbrunn Sarayı

Schönbrunn Sarayı
Schönbrunn Sarayı
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/10
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.05

Hofburg’un tam tersi yazlık olarak kullanılan bu sarayın en öne çıkan ismi bana göre Kraliçe Maria Therasa. Dünyada devleti bizzat yöneten tek kraliçedir. 14 çocuğu vardır. Bizim en tanıdığımız ise “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diyen kızı Marie Antoinette‘dir. Bu saray da oldukça büyük olduğundan burayı da gezemedim, aynı şekilde zamanınız varsa gezmenizi tavsiye ederim.

* Not: Bu 2 saray gerçekten gezebilmek için 1 gününüzü ayırmalısınız.

Türkenschanzpark

Türkenschanzpark
Türkenschanzpark
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/14
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.076923076923077

150.000 m2 alana yayılmış bu parkın bizim için önemi, 2. Viyana Kuşatması sırasında Osmanlı Devleti’nin ilerleyebildiği son nokta olması. Şehir bu bölgede kuşatılmış ve bu park siper olarak kullanılmış. Kuşatma sonrasında ise Osmanlı Askerlerinin silahlarını burada bırakıp kaçtıkları söyleniyor.

Biraz şehir dışında kalıyor fakat zamanınız varsa görmenizi tavsiye ederim. Google Maps‘ten konumuna bakarak ulaşabilirsiniz. Bu parkta

  1. 400 farklı ağaç ve botanik bitki çeşidi,
  2. 23 metre ve 88 basamaklı 1888 yılında Franz Joseph tarafından yapılan su kulesi (Paulinenwarte),
  3. 1991 yılında Yunus Emre’nin 750. doğum yıldönümü anısına yapılmış bir çeşme,
  4. Koşu/Yürüş yapan insanlar (yaz aylarında çeşitli etkinlikler),
  5. 1805-1868 yılları arasında yaşamış Avusturya’lı şair ve yazar Adalbert Stifter heykeli,
  6. Çeşmeler ve daha birçok heykel görebilirsiniz.

Rathaus (Belediye Binası)

Rathaus (Belediye Binası)
Rathaus (Belediye Binası)
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/14
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/6

19. yüzyıl sonunda inşaa edilen bu binanın süslemelerini, şehrin her yerinden gözüken kulesi, tepesindeki heykel (Rathausmann) ve gece ışıklandırmasıyla şehrin en dikkat çekici yapıları arasında. Yaz ve bahar aylarında binanın önünde bulunan meydanda çeşitli etkinlikler yapılıyormuş fakat ben denk gelemedim. Gündüz saatlerinde bina rehber eşliğinde ziyarete açık.

Burgtheater (National Theater)

Burgtheater (National Theater)
Burgtheater (National Theater)
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/14
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/8

Yukarıda anlattığım belediye binasının tam karşısında yer alan bu tiyatro, Avrupa’nın en eski ikinci tiyatrosu. 1888 yılında açılmış olmasına karşın, 130 sene önce Maria Theresia tarafından yapılması istenmiş. 2. dünya savaşı sırasında ağır bombardımana mağruz kalmış fakat savaşın ardından ilk yapıldığı haline geri döndürülmüş. 5€ karşılığı tur ile içeriyi gezebiliyorsunuz fakat her zaman olmuyor bu. Gitmeden önce iyice araştırmak yararınıza olacaktır.

İspanyol Binicilik Okulu (Spanish Riding School)

İspanyol Binicilik Okulu (Spanish Riding School)
İspanyol Binicilik Okulu (Spanish Riding School)

Eğer Viyana’da farklı bir aktivite isterseniz, güzellikleri ve dayanıklılıklarıyla ünlü Lipizzaner atlarıyla gösteri yapılan binicilik okuluna gidebilirsiniz. Bu gelenek yaklaşık 450 yıldır devam ediyormuş. Bu gösteriler belli günler ve saatlerde yapılıyor. Sabah 10-12 arası sabah egzersizleri yapılıyor ve bunun fiyatı 14 Euro, saat 11’de performans sergileniyor ve fiyatı izleyeceğiniz yere göre 23 – 210 Euro arasında… Aynı zamanda buraya rehberli turlar da düzenleniyor.

Belvedere Sarayı

Belvedere Palace
Belvedere Palace

Viyana’nın popüler 3 sarayından biri de Belvedere Sarayı’dır. Aslında burası saraydan çok bir komplekstir. Yani yukarı ve aşağı Belvedere binası, sera, ahır ve bahçe olarak büyük bir alanda bulunur. Burası diğer Hofburg ve Schönbrunn sarayının aksine, Prens Eugen Savoy‘un Osmanlı’lara karşı yaptığı savaşların sonucunda aldığı başarılardan dolayı kendisine hediye edilmiş. Bugün bu saraylar müze ve geçici sergi salonları olarak hizmet veriyor.

Hundertwasserhaus

Hundertwasserhaus
Hundertwasserhaus

Türkçesi ile Hundertwasser Evi, Avusturyalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser tarafından, 1985’de tamamlanmış bir apartmandır. 52 daireden oluşur ve fotoğrafta gördüğünüz gibi her bir katı farklı renklerde boyanmış. Etrafında ise yükselen çok sayıda ağaç vardır. Aynı zamanda terasında bir bahçe bulunur. Tıpkı Barcelona‘da bulunan Gaudi’nin yaptığı evler gibi 🙂 Burası Viyana’da fotoğrafı en çok çekilen yerlerden birisi olsa gerek. Adres: Kegelgasse, 36-38

Diğer

Viyana’da yapılacak diğer şeyler:

  • Third Man Museum (3rd Man Museum): 1949 İngiltere yapımı olan Üçüncü Adam filminin müzesi. 13 odada filme ait 2300 eser ve belge sergileniyor. Giriş Fiyatı: 8.50 Euro
  • Naschmarkt: Viyana’nın en büyük açık pazar yeri. Yukarıda belirtmiştim zaten, burada ucuz yemek yiyebileceğiniz gibi alışveriş de yapabilirsiniz. Pazar günleri hariç her gün açık.
  • Museumsquartier: Eskiden kraliyet ailesine ait atların yetiştirilip bakımlarının yapıldığı binalar daha sonradan restore edilerek kültür merkezi haline dönüştürülmüş. Günümüzde sanat müzelerinin bulunduğu bir yer (Leopold, Kunsthalle ve modern-sanat).
  • Neue Donau: Tuna Nehri’nin Viyana’da yüzülebilecek bölümü.
  • Wiener Riesenrad: Şehrin sembollerinden biri olan dönme dolap.
  • Hayvanat Bahçesi: Dünyanın en eskisiymiş.
  • Haus des Meeres: Akvaryum

Gibi daha pek çok şey var. İlginize göre istediğiniz yerleri gezmek mümkün. Viyana’ya gideceklere şimdiden iyi seyahatler! 🙂

Yorum Yaz

4 Yorum

  • Cevap Yaz Dicle 12 Temmuz 2016 at 00:03

    Muhteşem! Kaleminize sağlık

  • Cevap Yaz Gamze 14 Ağustos 2016 at 00:46

    Çok güzel bir yazı olmuş , paylaşımınız için teşekkür ederim . Ek olarak birşey sormak istiyorum. İngilizcem çok iyi değil . Viyana’ya gideceğim. Daha doğrusu Viyana’da uçaktan inince Çek Cumhuriyeti Zlin’e geçeceğim hemen . Sizce ulaşımda sıkıntı yaşar mıyım? Yalnızım ve emin olamıyorum . Havaalanının karşısında Student agenty firması varmış. Gece de seferleri var mıdır ?

    • Cevap Yaz Şahin Doğan 14 Ağustos 2016 at 13:11

      Selam Gamze. Evet Student Agency’nin gece seferleri de mevcut. Ben sorun yaşayacağını zannetmiyorum.

  • Cevap Yaz Elif 19 Mayıs 2017 at 20:36

    Tesekkurler 🙂