Şu yazıyı okuyorsun: Zabljak ve Durmitor National Park
Karadağ 06 Temmuz 2015

Zabljak ve Durmitor National Park

Zabljak (okunuşu: jabyak şeklinde), Karadağ’ın kuzeyinde bulunan 4000 nüfuslu bir dağ şehridir. 1450 metre rakıma sahip olan şehir, tüm balkan ülkelerinde deniz seviyesinin en yükseğinde bulunur. Zabljak’a bağlı olan Durmitor Ulusal Parkı ise 390 kilometre kare ile Karadağ’ın en geniş ulusal parkı olup, yaz-kış pek çok kişinin ziyaret ettiği harika bir doğal parktır. Durmitor’da kış aylarında kayak, yaz aylarında ise hiking, rafting, kayaking (deniz kayağı), kanyoning (kanyon yürüyüşü) ve bisiklet gibi pek çok spor yapılabilir. Aynı zamanda burada yer alan Tara Kanyonu ise Amerika’da bulunan Grand Canyon‘dan sonra dünyanın en büyük ikinci kanyonudur.

Oteller

Booking.com

Dağ Evleri
Dağ Evleri
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 26.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.01

Zabljak’a gelmeden önce hakkında fazla bir bilgim yoktu. Podgorica‘dan yaklaşık 2 saatlik otobüs yolculuğunun ardından buraya ulaştım ve dikkatimi ilk çeken şey evlerin çatıları oldu. Açıkçası daha önce hiç “dağ şehri” ve “dağ evi” görmemiştim. Yeşillikler içerisinde, ahşaptan yapılmış ve dikey çatıları bulunan bu evler gerçekten harikalardı…

Şehre geldikten sonra otogardan 5 dakika yürüyerek kalacağım hostele ulaştım. Hostel Hikers Den, bugüne kadar kaldığım hosteller arasında en iyilerden birisiydi. Zaten hostelworld’de daha önce hiç %100 puan alan bir hostel görmemiştim.

Zabljak ve Durmitor Dağları
Zabljak ve Durmitor Dağları
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.000625

Kalacağım hosteli bulduktan sonra odaya sırt çantamı bıraktım ve zamanımı verimli kullanmak için hemen resepsiyona inerek şehir ve park hakkında bilgi aldım. Açıkçası benim yapmak istediğim hiking olduğu için Durmitor Ulusal Parkı haritası üzerinde kendime rota çizdirdim. Görevli kişi bana kolay, orta ve zor olmak üzere 3 farklı rota çizdi.

Zor olan yol Durmitor’un en yüksek dağına gidiyor ve bisiklet sürmek isteyenler için ideal bir rota. Ancak görevli kişi bana pek çok kişinin bu yolu seçtiğini ve daha yolu yarılamadan geri geldiklerini söylemişti. Çünkü oldukça zormuş ve benim de bisiklet konusunda fazla deneyimim olmadığı için baştan iptaldi zaten bu.

Orta seviye olan yürüyerek gidiş-dönüş ortalama 8 saat sürüyormuş. Ancak bunun da oldukça zor olduğunu ve geriye dönen çok sayıda insan olduğunu belirtti. Yani buranın yokuşları epey dikmiş.

Kolay olan ise herkesin yapabileceği bir yürüyüş yoluymuş. Burada kişinin isteğine göre gidebileceği yerler bulunduğu için herkese bunu tavsiye ediyordu ve ben de bunu seçtim.

Parkta aynı zamanda hiking dışında rafting ve kanyoning aktiviteleri de yapılabiliyor. Hem kaldığım hostel aracılığıyla hem de Zabljak’ta buraya tur düzenleyen birkaç firma bulunuyor. Kanyonun fiyatı 100 Euro, raftingin ise yaklaşık 45 Euro idi. Paramı idareli kullanmak istediğim için buna katılmadım. Belki başka bir sefer 🙂

Bisiklet Selfie'si.
Bisiklet Selfie'si.
  • Lumia 820
  • ƒ/2.2
  • 0.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.064637

O gün saat 5 gibi şehir hakkında tüm bilgileri aldıktan sonra yine hosteldeki görevlinin tavsiyesine uyarak bisikletle gidiş 45dk, dönüş 20dk olan bir vadinin tepesine çıkmaya karar verdim. Hostelde bulunan bisikletlerden birini aldıktan sonra (ücretsiz) düştüm yollara…

Açıkçası bisiklet sürmeyeli yıllar olmuştu. Kullanmayı unutmamıştım elbette ancak çok özlemiştim 🙂 Yaklaşık 50 dakika sonra Curevac adında bir vadinin tepesine ulaşmayı başardım…

Put za Curevac
Put za Curevac
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/8
  • 35.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.002
Curevac tepesinden gün batımı
Curevac tepesinden gün batımı
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/14
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.01

Burada güneşin batışını seyrettikten sonra tekrar şehir merkezine indim ve akşam yemeği için Luna Restoranta gittim. Restoranda fiyatlar gayet uygun. 4 Euro’ya Cevapi köftesi yedim ve 1 Euro’ya çorba içtim. Ardından hostele dönerek yatıp uyudum. Çünkü ertesi gün epey uzun olacaktı…

Ertesi gün sabah saat 10:00 gibi yola çıkarak hiking için Durmitor Ulusal Parkı’na gittim. Hostelden 45 dakikalık yürüyüşten sonra parkın girişine geldim ve 3 Euro parka giriş ücretini ödedim. Aslında ilk başta “Allah’ın dağı için neden para ödüyoruz ki?” diye sordum kendi kendime ancak bu sorumun cevabını ilerleyen saatlerde alacaktım 🙂

Parkın girişinden göle giden yol
Parkın girişinden göle giden yol
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 24.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.016666666666667
Crno Jazero / Black Lake / Kara göl
Crno Jazero / Black Lake / Kara göl
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/22
  • 18.0mm
  • ISO 200
  • 1/0.16666666666667

Crno Jazero yani Türkçesi ile Kara Göl, Durmitor’un en popüler yeri. İki adet gölün birleşiminden oluşuyor ve maksimum derinliği 1155 metre. Etrafını dolaşmak ise bir saat (3 buçuk km) sürüyormuş.

Durmitor Ulusal Parkında 18 adet buzul gölü bulunuyor ve yukarıdaki Karagöl bu göllerden en çok ziyaret edileni. Çünkü buraya yokuşu olmayan düz bir yoldan geliniyor. Bu nedenle herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bir yer. Fotoğraf çekip kısa bir dinlenmenin ardından, bir önceki gün aldığım “kolay hiking” yolunu seçerek yürümeye devam ediyorum…

Dağ yolları..
Dağ yolları..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/10
  • 18.0mm
  • ISO 200
  • 1/0.066666666666667
İşaretler
İşaretler
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/10
  • 35.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.125

Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi bazen ağaçlarda, bazen taşların üzerinde kırmızı-beyaz boyalar bulunuyor. Bunlar parkta yürüyen birinin yönünü kaybetmemesi için yapılmış işaretler. Çünkü belli bir yerden sonra yürüyüş yolu bitiyor ve yönünüzü bulmakta zorlanıyorsunuz. Böyle bir durumda bu işaretleri takip etmek gerekiyor.

Park içerisindeki yön tabelalarından birisi..
Park içerisindeki yön tabelalarından birisi..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/10
  • 55.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.05

2 kilometre sonra parktaki başka bir göl olan “Zminje Jazero” gölüne ulaşıyorum..

Zminje Jazero gölü..
Zminje Jazero gölü..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.005

Bu göl de yürünmesi kolay göllerden birisi. Gidiş yolu çok az yokuşlu. Karagöl’ün rakımı 1459, burası ise 1520. Bu yüzden buraya yürüyen pek çok kişi vardı.

"Rahatsız etme" pozu..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/10
  • 24.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.00625

İkinci gölde biraz dinlendikten sonra yaklaşık 1 kilometre geldiğim yöne geri yürüdüm. Çünkü orada başka bir yol üzerinden yürümeye devam edecektim. Yukarıdaki ineklerle ise geri dönerken karşılaştım. Düzgün fotoğraf çekebilmek için çok uğraştım ancak o kadar açlardı ki, dönüp zar zor baktılar ne yapıyo bu diye. 🙂

Bir köy..
Bir köy..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.005

Yürümeye devam ederken küçük, sevimli bir köyden geçiyorum ve asıl hiking tam olarak burada başlıyor. İlk olarak fotoğrafın solunda yer alan dik tepeyi tırmanıyorum.

Bakmayın böyle yol 1-2-3 diye yazdığıma, o kadar zordu ki.. 🙂

Karagöl
Karagöl
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 55.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.005

Yavaş yavaş daha yükseğe çıktıkça Zabljak, Karagöl ve Durmitor Parkı net olarak gözükmeye başlıyor.

Jablan Jazero Gölü
Jablan Jazero Gölü
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/22
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/2

Ve 3. göle ulaşıyorum.. “Jablan Jazero” parkta bulunan küçük göllerden başka bir tanesi. Rakım 1791 metre. Karagöl 1459, ikinci gittiğim göl 1520 idi. Yani epey yükseğe çıkmışım 🙂 Burada da kısa bir süre dinlendikten sonra bu sefer gideceğim son noktaya yavaş yavaş yürümeye başlıyorum.

Yukarıdan Jablan Jazero..
Yukarıdan Jablan Jazero..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0125

Fotoğraf helikopterden falan çekilmiş gibi duruyor ancak öyle değil. Aşağıdaki gölden buraya çıkmam tam bir saat sürdü ve buradan sonra devam edeceğim yol hep bu şekilde dik ve kayalık olacaktı.

Yürüyüşe devam..
Yürüyüşe devam..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.05
Arada bir soluklan :)
Arada bir soluklan 🙂
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 20.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.005
Kar..
Kar..
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.0015625

Dağların tepesinde erimemiş karlar bulunuyor. 30 derecede sıcakta şaşırmıyor değilim açıkçası 🙂

veee Bingo!!
veee Bingo!!
  • Sony Alpha DSLR-A390
  • ƒ/9
  • 18.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.005

Ulaşmak istediğim noktaya tam 6 saatlik yürüyüş ve tırmanışın ardından ulaşıyorum. Crvena Greda tepesi, 2175 metre yükseklikte bulunuyor ve buradan Zabljak şehri dahil pek çok yer net bir şekilde gözüküyor.

Cheers! Zabljak..
Cheers! Zabljak..
  • Lumia 820
  • ƒ/2.2
  • 0.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.00076

Yürüyüşe başlamadan yanıma bira almayı iyi akıl ettim. Ancak zirvede aşırı rüzgardan dolayı sadece 15 dakika kalabildim. Biramı ve sigaramı içerek anın tadını çıkardım.

vee tabiki selfie!
vee tabiki selfie!
  • Lumia 820
  • ƒ/2.2
  • 0.0mm
  • ISO 100
  • 1/0.000793

Kısa bir dinlenmenin ardından şehre geri dönmek için yürümeye başladım. Toplamda 6 saat yukarı çıktım ancak inmek 2 saatimi aldı. Hostele geldikten sonra ayaklarımı ve bacaklarımı hissetmiyordum adeta 🙂 İlk işim duş almak oldu. Sonra bir şeyler atıştırdım, kahvemi içtim ve erkenden yatıp uyudum. Çünkü hem yorgunluk hem de ertesi gün erken kalkmam gerekiyordu.


Zabljak ve Durmitor maceram böylelikle bitmiş oldu. Kolay olan yoldan yürüyerek epey yorulmuş bir şekilde gezimi tamamladım. Hatta hayatımda ilk defa bu kadar uzun bir yürüyüş yaptım. Bir de bu yürüyüşün orta seviyesi varmış ancak oranın yolu için dimdik dediler ve sonunda buz mağarasına ulaşılıyormuş. Başka bir sefer de onu yapmam dileğiyle. 🙂

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

5 Yorum

  • Cevap Yaz Lütfü Topal 30 Ekim 2015 at 20:20

    Çok değerli bilgiler.. listeme ekledim teşekkürler

  • Cevap Yaz Umut 27 Ocak 2016 at 05:05

    tek başına iyi cesaret ayı mayı yok mu 🙂

    • Cevap Yaz Şahin Doğan 28 Ocak 2016 at 18:04

      Bilmem hiç düşünmemiştim. Ama şu yorumunu gördükten sonra daha da gitmem herhalde 😀

  • Cevap Yaz tülay 20 Haziran 2016 at 00:51

    Çok aydınlatıcı ve akıcı yazmışınız, şahane bir kaynak oldu bize, saolun ! 😀

  • Cevap Yaz şenol 23 Aralık 2016 at 15:08

    teşekkürler,çok faydalı oldu.