Şu yazıyı okuyorsun: Cluj-Napoca Gezilecek Yerler
Romanya 06 Şubat 2018

Cluj-Napoca Gezilecek Yerler

Romanya’nın başkent Bükreş’ten sonra en büyük ikinci şehri olan Cluj-Napoca (kısaca Cluj); müzeleri, tarihi kiliseleri, şehir mimarisi, parkları ve etrafını çevreleyen ormanlarla turistik açıdan pek çok şey sunmaktadır. Üniversite öğrencilerinin Erasmus için tercih ettiği, genç nüfusun yoğun ve gece hayatının hareketli olduğu şehir, kültürel seyahatin dışında eğlence anlamında da pek çok şey sunmaktadır. Bu yazımda Cluj’de gezilecek yerleri bulabilirsiniz.

Giriş

Tren ile Transilvanya seyahatim sırasında Sighişoara‘yı gezdikten sonra, akşama doğru trene binerek Cluj şehrine doğru harekete geçtim. 21:30’da Cluj’de olmayı planlarken, ray bakım-onarım çalışmalarından dolayı gecikmeli olarak akşam 23’de Cluj’e ulaştım. Bu gecikmeler Romanya trenlerinde sık sık yaşanan bir durum. Yerel insanlar artık alışmışlar ve bunu sorun yapmıyorlar. 5 saat sürmesi gereken tren 6 buçuk saat sürmüş, haliyle trende oldukça canım sıkılmıştı. Ara duraklarda kapıya giderek sigara falan içiyordum. Aynı şekilde bu da Romanya trenlerinde normal olarak görülen bir durum. Yani tren durakta yolcu almak/indirmek için durunca (2 dakika bile sürse), sigara içenler kapıları açarak hızlıca sigara içiyorlar. Kimse buna bir şey demiyor (normalde yasak tabi).

Hatıra Selfie'si - Ben (solda), Andrei (ortada), Violet (sağda)
Hatıra Selfie'si - Ben (solda), Andrei (ortada), Violet (sağda)

Yine durağın birinde kapıya çıktım ve fotoğrafın sağında gördüğünüz Violet ile tanıştık. Kendisi oturduğum koltuğun sağ çaprazında oturuyordu. Sigara içerken gecikme yaşanacağından vs. konuştuk. Ardından o biraz kendinden bahsetti (öğrenci olduğundan), ben seyahat planımdan bahsettim ve geri döndüğümüzde karşılıklı olarak oturarak arkadaş olduk. Yine durağın birinde sigara içmeye çıktığımızda bu sefer fotoğrafın ortasında gözüken Andrei bize dahil oldu ve 3 kişi muhabbet ede ede Cluj’e ulaştık. Dizilerden tutun da, siyasete kadar pek çok şey konuştuk. Violet ile ayrıca ertesi gün için plan yapmıştık (onu da yazının ilerisinde görebilirsiniz).

Cluj-Napoca

Cluj-Napoca (Türkçe: Kaloşvar), 300 binden fazla kişinin yaşadığı, Transilvanya’nın en büyük, Romanya’nın ise başkent Bükreş’in ardından ikinci büyük şehridir. Romenler ile birlikte nüfusunun büyük bölümü Macarlar’dan oluşmaktadır. Bu nedenle şehirde en çok konuşulan ikinci dil Macarca’dır. Mimarisi ve yöresel mutfağı da Avusturya-Macaristan kültüründen izler taşımaktadır.

Ansiklopedik bilgileri bir tarafa bırakırsak; burası 100 binden fazla öğrencinin eğitim gördüğü bir üniversite şehridir. Sahip olduğu genç nüfustan dolayı gece hayatı oldukça hareketli, aynı zamanda iyi eğitim alarak yetişen yeni neslin sonucu olarak bilişim teknolojileri alanında oldukça gelişmiş bir şehirdir. Pek çok kişi tarafından gelecekte Avrupa’nın Silikon Vadisi’nin bu şehir olacağı düşünülmektedir.

Benim şehri gezdiğim sırada dikkatimi iki şey çekmişti.

  1. Otobüslerde kentkart (akbil) kullanılmıyor. Bunun yerine bir numaraya sms gönderilerek kod alınıyor ve gelen kod otobüsün içerisindeki makinaya onaylatılıyor. Bu kullanımlar ay sonunda telefon faturasına yansıyor (turistler kiosklardan basılı bilet almak zorundalar).
  2. Tarih müzesinde bir adet xbox oyun konsolu vardı. Üniversite öğrencileri bunun için eğitici bir oyun yapmışlar. El-kol hareketlerinizle Roma döneminde bir alanda gezerek tarihi şeyleri topluyorsunuz ve topladıkça onların tarihleriyle ilgili bilgiler veriyor.

Bu anlattıklarımın kimi ülkelerde kat be kat daha fazlası vardır ancak bahse konu şehrimiz Cluj. Oradan hesaplayın 🙂

Tarihi

Cluj, tıpkı diğer Transilvanya şehirleri gibi Daçyalı‘lar tarafından, MS 1 – 2. yüzyıllar arasında Napuca ismiyle kurulmuş. Roma’lı imparator Marcus Aurelius’un hüküm sürdüğü dönemde “koloni” rütbesi verilmesine rağmen -ki bu oldukça yüksek bir rütbe-, tüm Daçya şehirlerinde olduğu gibi uzun süre herhangi bir tarihi kayıt tutulmamış. Bu nedenle şehrin kurulduğu sanılan yıllar ile, adının kayıtlarda resmi olarak ilk geçtiği süre olan 1173 yılına kadar olan akıbeti pek belli değil. İlgili kayıtta Clus ismiyle bahsedilmiş. Bu Latince’de “etrafı dağlarla çevrili” yer anlamına gelmekteymiş (evet, şehrin etrafı dağlarla çevrili :))

12. yüzyılda Macaristan Krallığı bölgeye Transilvanya Saxon‘larını yerleştirmiş. Bunun amacı Tatar saldırılarını engellemek ve ticareti hızlandırmakmış. Benzer amaçlarla Transilvanya’da 7 şehir daha kurulmuş (Bistrita, Brasov, Medias, Sebes, Sibiu, Sighisoara). Ancak Cluj diğer Saxon şehirleri arasında en büyüğüymüş (günümüzde hala en büyüğü). Osmanlı döneminde ise diğer şehirler gibi iç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı’ya bağlıymış. Adı uzun süre Clus olarak kaldıktan sonra (Klus şeklinde yazılırmış), 1974 yılında ise Cluj-Napoca olarak değişmiş.

Gezilecek Yerler

Diğer Transilvanya şehirlerine göre Cluj’de gezilecek daha fazla yer bulunuyor. Ancak şehrin belli bir “old town” bölgesi yok. Gezilecek yerler birbirlerine ne uzak, ne de yakın sayılırlar. Buralara yürümek adım adım gezildiğinde kabul edilebilir ölçüde oluyor. Benim şehirde 2 günde gezdiğim yerler şu şekilde:

Union Square (Piata Unirii)

Cluj-Napoca Birlik Meydanı
Cluj-Napoca Birlik Meydanı

Romanya’nın tüm şehirlerinde Birlik Meydanı adı verilen ve çoğunlukla şehir merkezi olarak tabir edilen bir meydan mutlaka vardır. Cluj’de yer alan meydan da tıpkı diğerleri gibi şehir merkezini oluşturmaktadır. Buranın etrafı barok, gotik, rönesans ve neoklasik binalarla çevrili olup, çok sayıda cafe ve restoran ile çevrelenmiştir. Meydan üzerinde yer alan yapılar şunlardır:

St. Michael’s Church

Mikail Kilisesi
Mikail Kilisesi

1350 – 1487 yılları arasında küçük bir şapel üzerine inşaa edilen Mikail Kilisesi, günümüzde Braşov‘da yer alan Black Church’ün ardından Transilvanya’nın en büyük ikinci kilisesi olma özelliğinde.

Mikail Kilisesi
Mikail Kilisesi

Gotik mimaride yapılamış olan kilisenin en eski bölümü, aynı zamanda Cluj’un en eski yapısı olan altar bölümüdür (1390 yılından kalma). En son eklenen şey ise 1860 yılında inşaa edilen neo-gotik kulesidir.

Mikail Kilisesi
Mikail Kilisesi

Kiliseye giriş ücretsiz olup, Birlik Meydan’ında gezilecek yerler arasında birinci sırada yer almaktadır.

Matthias Corvinus Heykeli
Matthias Corvinus Heykeli

Kilisenin yan tarafında Macar Kral Matthias Corvinus‘un heykeli bulunmaktadır. Kendisi askeri ve siyasi başarının yanında; sanat, eğitim ve bilime oldukça fazla önem vermesinden dolayı Avrupa tarihinin en önemli krallarından birisidir (özellikle Budapeşte seyahatimde adını sıkça duymuştum).

Kendisi 1443 yılında Cluj’de doğmuş (doğduğu evi yazının devamında görebilirsiniz), çocukluk yılları burada geçmiş ve o dönemlerde arkasında bulunan kilisenin inşaasına başlanmış. Heykeli ise 1900 yılında buraya dikilmiş.

The Pharmacy History Collection

Eczane Tarih Koleksiyonu
Eczane Tarih Koleksiyonu

Birlik Meydanı üzerinde, Matthias Corvinus heykelinin tam tersi yönünde “Eczane Tarih Koleksiyonu” adında bir müze bulunuyor. Eczacılık, Cluj’de 1573 yılında başlamış ve bugünkü müzenin oldukça yakınına ilk eczane açılmış. Valilik tarafından yönetilen bu eczane, uzun süre şehrin tek eczanesi olmuş.

Eczacılık Müzesi
Eczacılık Müzesi

Eczacılığın bu kadar erken bir dönemde başladığı şehir için haliyle 1954 yılında “eczacılık müzesi” açılmış. İlerleyen yıllarda bağışlanan malzemelerin çeşitliliği ve sayısı arttığı için adı “eczane tarih koleksiyonu” olarak değişmiş. 1820’den kalma, Hintz Ailesi‘ne ait evde bulunan müzede 2,300 tıbbi malzeme ve eczane ürünleri sergileniyor. Hintz Ailesi 9 jenerasyon boyunca toplam 20 eczacı yetiştirmiş bir aile. Müzenin bulunduğu ev, 1949 yılına kadar kendilerine ait eczane olarak kullanılmaya devam edilmiş.

Müzenin 4 odası ve bir bodrum katı bulunuyor. İçerisinde porselen camlar ve kaplar, laboratuvar aletleri, ilaçlar, yemek tarifleri, eczane eşyaları ve daha pek çok şey sergileniyor. Müzenin güzel yanı her bir malzeme ve aletin yanında Romence’ye ek olarak İngilizce adı, açıklaması, hangi yıllarda kullanıldığı ve kim tarafından bağışlandığıyla ilgili bilgilerin yer alıyor olması. Kötü yanı ise haliyle teknik (tıbbi) İngilizce kullanıldığı için açıklamaların kolay anlaşılamıyor oluşu. Eğer bu konuya özel ilginiz varsa müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Aksi durumda açıklamalardan ve aletlerden pek bir şey anlayacağınızı düşünmüyorum. Müzeye giriş 6 Lei, fotoğraf çekme fiyatı ise 25 Lei şeklinde.

National Museum of Transylvanian History

Tarih Müzesi
Tarih Müzesi

Transilvanya Tarih Müzesi, Romen tarihçi Jozsef Kemeny’nin (1795-1855) ortaya attığı “tüm Transilvanya tarihini tek bir yerde toplama” fikri sonucunda açılmış bir müze. Kendisi bu konuda bir kitap yazarak Transilvanya ile ilgili belgeleri ve bu bölgede bulunan doğal mineralleri bir araya getirerek müzenin temellerini atmış. Ancak müze açılışını göremeden 60 yaşında hayatını kaybetmiş.

Transilvanya Tarih Müzesi
Transilvanya Tarih Müzesi

Kemeny’nin hayatını kaybetmesinin ardından Budapeşte, Sibiu gibi Transilvanya bölgesinde bulunan tarihi objeler Cluj’e getirilerek, 1859 yılında resmi olarak müze açılışı gerçekleşmiş. İlerleyen yıllarda getirilen obje sayısı arttıkça müze binası yetmemiş ve yeni bir binaya ihtiyaç duyulmuş. Bu durum pek çok kez tekrarlanmış ve müzede sergilenen objeler bu süreçte epey zarar görmüş (haliyle bazıları kaybolmuş). Son olarak 1962 yılında günümüzdeki binasına taşınmış.

Transilvanya Tarih Müzesi
Transilvanya Tarih Müzesi

Müzede; tarih öncesi dönem, eczacılık, Mısır, Daçya, Roma, Orta Çağ ve Modern tarihi kapsayan 24 bin obje sergileniyor. Benim Cluj’u ziyaret ettiğim tarihte (Temmuz 2017) müze tadilatta olduğu için sadece çok küçük bir bölümü gezilebiliyordu ve giriş fiyatı 2 Lei’ydi. Açıldıktan sonra fiyatı ne olur bilemem 🙂

Museum Square

Dikilitaş, Müze Meydanı ve Franciscan Kilisesi
Dikilitaş, Müze Meydanı ve Franciscan Kilisesi

Transilvanya Tarih Müzesi’nin olduğu yer Müze Meydanı olarak geçiyor. Trafiğe kapalı, pek çok insanın transit olarak geçtiği, aynı zamanda küçük yaz etkinliklerinin yapıldığı bir meydan burası. Tam ortasında Avusturya İmparatoru I. Francis ve İmparatoriçe Carolina Augusta‘nın Cluj şehrini ziyaret etmesi (1817) onuruna dikilmiş bir dikilitaş yer alıyor. Halkın bağışları sonucu yaptırılan bu dikilitaş, 1898 yılında bugünkü konumu olan Müze Meydanı’na taşınıyor, aynı zamanda meydanın adı Carolina Meydanı olarak değiştiriliyor (tarih müzesi buraya taşındıktan sonra adı müze meydanı oluyor – 1950’ler).

The Franciscan Church

Franciscan Kilisesi
Franciscan Kilisesi

Franciscan Kilisesi, Müze Meydanın’da bulunan ve Romanesk mimarisiyle dikkat çeken bir kilise. 1241 yılında Tatar saldırıları sonucunda aynı yerde bulunan kilisenin yıkılması sonucunda, 1290 yılında küçük bir kilise olarak tekrar inşaa edilmiş. Zamanla genişletilen ve ek binalar ekletilen kilise, bugün Cluj’un en eski dini yapısı olma özelliğinde. Sonradan yapılan ilaveler sonucunda bugün “manastır kilisesi” olarak anılıyor. Yani rahiplerin yaşadığı çok büyük bir kompleks. Ziyaret edilebilecek kilise sadece küçük bir bölümünü oluşturuyor.

Matthias Corvinus House

Matthias Corvinus'un Evi
Matthias Corvinus'un Evi

Yukarıda heykelinden bahsettiğim Macaristan tarihinin en büyük kralı olan Matthias Corvinus, 1458 yılında bu evde doğmuş. Kendisi kral olduktan sonra ve devam eden süreçte doğduğu bu ev pek çok restore edilerek farklı amaçlar için kullanılmış. Gotik, Barok, Rönesans ve Art Nouveau (yeni sanat) mimarisinin bir karışımı olan ev, günümüzde Sanat ve Tasarım Üniversitesi olarak kullanılıyor. İçeriye giriş ücretsiz ancak ziyarete belli saatlerde izin veriliyor (sanırım öğlen 2 saatlik bir süre içindi). Konum olarak Müze Meydanı’nın hemen arkasında kalıyor.

Museum of Ethnography

Etnografya Müzesi
Etnografya Müzesi

Cluj şehir merkezinden kısa bir yürüyüşle Transilvanya Etnografya Müzesi‘ne ulaşılıyor. Eskiden otel olarak kullanılan ve açık mavi rengiyle dikkat çeken bu binada, 17-20. yüzyıllarını konu alan 41 binden fazla etnografik eser sergileniyor. Avcılık, balıkçılık, tarım, dokuma, deri, demir, yöresel kıyafetler, halılar ve dokümanlar sergilenen objelerin bazıları.

Müze iki bölümden oluşuyor. Birincisi yukarıda bahsettiğim yer, diğeri ise şehrin Kuzeyinde yer alan bir açık hava müzesi. Romulus Vuia Park‘ta yer alan müzede geçmiş yüzyılları konu alan evler bulunuyor. Müzeye giriş fiyatı yetişkin 6, öğrenci 3 Lei şeklinde. Bu fiyata ek olarak fotoğraf çekmek için 15 Lei daha ödemek gerekiyor.

The City Walls

Şehir Surları
Şehir Surları

Cluj şehri Orta Çağ’da oldukça önemli bir ticaret merkeziymiş. Ancak sıkça yaşanan Tatar saldırılarından korunmak için (özellikle 1241 yılındaki büyük Tatar saldırısı), etrafı kalın surlarla çevrilmeye başlanmış. 15. yüzyılda tam 45 hektarlık bir alan surlarla çevrilerek, 18 tabya (gözetleme kulesinin işlevsel olanı) eklenmiş. Tabi zamanla surlar yıkılmış ve günümüze sadece küçük bir bölümü ulaşmış. Burası şehir merkezine çok uzak sayılmaz. İlginizi çekerse gidip görebilirsiniz. Benim gezi rotamın üzerinde olduğu için gitmiştim.

The “Babeş Bolyai” University

Babeş Bolyai Üniversitesi
Babeş Bolyai Üniversitesi

Şehir surlarının olduğu bölümün biraz ilerisinde Babeş Bolyai Üniversitesi bulunuyor. Burası elbette gezilecek bir yer değil ancak Erasmus için gidecek olanları düşünerek küçük bir bilgi vermek istedim. 1872 yılında kurulan üniversite; Transilvanya’nın en önemli, Romanya’nın ise Bükreş Üniv.’in ardından en önemli ikinci önemli üniversitesi olma özelliğinde. Prestij bakımından -Wikipedia’ya göre- Doğu Avrupa’nın en prestijli üniversitesi olduğu yazıyor.

The Reformed Church

Reform Kilisesi
Reform Kilisesi

Üniversitenin biraz ilerisinde Cluj tarihi açısından oldukça önemli olan Reform Katolik Kilisesi bulunuyor. 1486 yılında, Matthias Corvinus’un bağışlarıyla yapımına başlanan kilise, uzun süreli inşaa ve çok sayıda restore ile günümüze kadar ulaşmış. Kilisenin önünde Aziz George (Yorgi)‘nin ejderi öldürmesini anlatan bir heykel figürü yer alıyor (Aziz Yorgi asker olduğu için çoğunlukla bu şekilde anlatılır). İlgili heykel 1904 yılında yapılmış bir kopya. Orijinali 1373 yılında yapılmış ve günümüzde Aziz Vitus Katedrali’nde (Prag) bulunuyor.

Reform Kilisesi
Reform Kilisesi

Kilisenin içerisi oldukça sade. Ancak duvarlarında çok sayıda hanedan arması bulunuyor.

Haneden Armaları
Haneden Armaları
Organ (kilise orgu)
Organ (kilise orgu)

Kilisenin önemli detaylarından birisi de içerisinde yer alan rokoko mimarisine sahip 1765 yapımı orgu. Kilise mimarisinden dolayı içerinin akustiği oldukça iyiymiş ve eskiden sıkça konser düzenlenirmiş.

Yazıt
Yazıt

Ayrıca kilisenin duvarında 1577 yılında yazılmış bir yazıt (duvar yazısı) bulunuyor. Kilisenin kapalı olduğu dönemlerde genç bir öğrencinin gizlice girerek bunu yazdığı düşünülmekte.

Qui non canit in chorus
Sta, sicut bos in foro

Anlamı: “Fuarda şarkı söylemeyen o öküz kim?”

Kiliseye giriş ücretsiz.

Tailor’s Tower

Terzi Kulesi ve Baba Novac heykeli
Terzi Kulesi ve Baba Novac heykeli

Geçmişte Cluj’de 18 adet gözetleme/savunma kulesi bulunduğundan bahsetmiştim. Bunların arasında günümüze ulaşan tek kule (tabya), yukarıda gördüğünüz Terzi Kulesi. İsmi biraz garip gelebilir ama Orta Çağ’da bu kulelere çoğunlukla mesleki isimler verilerek (balıkçı, ayakkabıcı, terzi vb), bu meslek grubundan olanlar şehrin o bölümünü korurlarmış. Günümüzdeki Terzi Kulesi 1475 yılında yılında inşaa edilmiş. Fotoğrafta gözükmüyor ancak arkasında birkaç metre uzunlukta sur bulunuyor. Ön tarafında yer alan heykel ise Osmanlı doğumlu Baba Novac‘ın heykeli. Kendisi 1601 yılında General Basta tarafından burada öldürülmüş, 1975 yılında heykeli buraya dikilmiş.

Romanian National Opera

Romanya Ulusal Operası
Romanya Ulusal Operası

Sıradaki durağımız Cluj’un mimari olarak en güzel yapılarından birisi olan Romanya Ulusal Operası. 1906 yılında Avusturyalı mimar Ferdinand Fellner ve Hermann Helmer (Fellner & Helmer, bu ikiliyi Avrupa’da şehirlerinde çok sık duyarsınız), tarafından Neo-Barok tarzda inşaa edilen opera binası; Romanya’nın en prestijli, Avrupa’nın ise önde gelen operalarından birisi. Edindiğim bilgilere göre burada düzenlenen gösterilere Avrupa’nın pek çok ülkesinden insanlar geliyormuş (listede Türkiye’de vardı). Opera seversiniz, sevmezsiniz bilemem ancak bence Cluj’de mimarisi için mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisi.

The Metropolitan Orthodox Cahtedral

Avram Iancu Heykeli ve Ortodoks Katedrali
Avram Iancu Heykeli ve Ortodoks Katedrali

Opera binasının ilerisinde Romanya için oldukça önemli bir kişinin; avukat ve devrimci Avram Iancu‘nun heykeli bulunuyor. Hemen arkasında ise 1933 yılında, Transilvanya ve Romanya’nın bağımsızlığını kazanmasının hemen ardından yapılan Ortodoks Katedrali.

Ortodoks Katedrali
Ortodoks Katedrali

Katedralin dış mimarisi geleneksel Romanya mimarisinde, içerisi ise Bizans tarzında yapılmış. Bana göre sıradan bir katedral ancak şehir kitapçığında gezilecek yerler arasında dördüncü sırada yer alıyor. İçeriye giriş ücretsiz.

Hoia Forest

Transilvanya'da gün batımı
Transilvanya'da gün batımı

Cluj’un etrafı ormanlarla kaplı. Şehirden sıkılan veya haftasonunu değerlendirmek / spor yapmak isteyen herkes zamanını buradaki ormanlarda geçiriyor. Trende tanıştığım arkadaşım da sık sık ormanlara gidermiş. Beni de davet etmişti ve beraber Hoia Ormanı‘na gittik. Gitmeden önce marketten bira ve cipslerimizi almıştık. Yarım saat kadar yürüyerek manzarayı seyredebileceğimiz bir yere oturduk. Muhabbet ede ede biralarımızı içtik ve güneşin batışını seyrettik. Bunun öncesindeki 20-25 gün boyunca sürekli şehir merkezlerini gezdiğim için bana çok iyi gelmişti.

Central Park

Şehir merkezinden sıkılan ancak ormanlara gidecek zamanı olmayan kişilerin bir numaralı durağı olan Central Park, Cluj’un en büyük parkı ve 19. yüzyılın başlarında planlanmasından dolayı tarihi varlık kategorisinde bulunan bir parktır. İçerisinde yürüyüş yolları, göl ve eski bir casino bulunmaktadır.

Cluj Arena

Central Park’ın sonunda 2011 yılında yapılan Cluj Arena stadyumu bulunuyor. FC Universitatea Cluj, Olimpia Cluj, U Cluj (rugby) ve Romanya futbol milli takımına ev sahipliği yapan stadyumda 30 bin koltuk kapasitesi bulunmaktadır. Aynı zamanda UEFA’nın elit stadyumlar listesinde (4 yıldız) yer almaktadır.

Botanical Garden

Botanik Bahçe
Botanik Bahçe

Cluj’de gezdiğim son yer 14 hektar alanda kurulmuş olan Botanik Bahçe‘ydi. 1872 yılından bugüne dünyanın çeşitli yerlerinden getirilen 10 binden fazla bitkinin bulunduğu bahçe, 8 ana bölümden oluşmaktadır.

Japon Bahçesi
Japon Bahçesi

Bahçenin ana bölümleri şu şekildedir: Dekoratif (süs) bitkileri, Fitocoğrafik bitkiler, Roma dönemi bitkileri, Yeşil Bahçe (Japon Bahçesi), Görme Özürlüler için özel olarak yapılmış bahçe, Romanya bitki örtüsünde yetişen bitkiler, sistematik ve ekonomik bitkiler şeklinde…

Botanik Bahçe
Botanik Bahçe

Botanik Bahçe’ye giriş fiyatı yetişkin 10, öğrenci 5 Lei şeklinde. Ancak bilenleriniz vardır, Botanik Bahçeler öyle 1-2 saatte gezilecek yerler değil. İyice gezmek için bir tam günün ayrılması gerekir. Benim zamanım fazla olmadığı için 3 saat içeride kaldım ve son 3 bölümü gezemedim. Neredeyse her bitkinin yanında detaylı İngilizce açıklaması bulunuyordu. Bunu sevmiştim.

Özet

Cluj’de gezilecek yerler bu şekilde. Ortalama 2 günde yukarıda yazdığım her yer gezilebilir. Ek 1 gününüz daha varsa şehre yakın ve pek çok kişinin tavsiye ettiği Turda Tuz Madeni‘ni gezmenizi öneririm. Yani Cluj’e seyahat edecekler 3 günlük plan yaparlarsa bir şey kaçırmamış olurlar.

Şimdiden herkese iyi seyahatler 🙂

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

1 Yorum

  • Cevap Yaz Can 06 Ağustos 2018 at 03:41

    Bukadar sikici bir yazi gormedim okuyamadim icim daraldi sen yazi yazma nefes alma